Güncel Yazılar

Anasayfa >> Aydın Gözüyle >> Genç Kalemler >> Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Üyelik Serüveni

Gökalp İlhan
Genç Kalemler - Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Üyelik Serüveni
Gökalp İLHAN

 

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Üyelik Serüveni

Avrupa’da 18. yüzyılda başlayan birleşme hareketleri, 1951 yılında Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nun kurulmasıyla resmi bir nitelik kazanmıştır. Ekonomik ve ticari özellik taşıyan bu Birlik, zaman içerisinde sosyal, hukuki ve siyasi bir tarzda değişim göstererek 1957 yılında imzalanan Roma Anlaşmasıyla, Avrupa Ekonomik Topluluğunu oluşturmuştur. Altı ülke ile başlayan ve günümüzde yirmiyedi ülkeyi içine alan bu oluşumun amacı, ortak siyasi ve ekonomik bir bütünleşme sağlamaktır.

1970’li yıllarda tüm dünyaya yayılmaya başlayan küreselleşme hareketleri ile Birlik üyesi ülkelerin yasa ve uygulamaları da hızlı bir değişim içine girmiştir. 1993 yılında yürürlüğe giren Maastrich Anlaşması ile birlikte Avrupa Ekonomik Topluluğu’ nun adı Avrupa Topluluğu’na dönüşmüş ve mevcut sosyo-ekonomik ilerleme hızlanarak güçlenmiştir.

Avrupa Ekonomik Topluluğu’na 1959 yılında resmi olarak başvuruda bulunan Türkiye’nin, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ile imzaladığı Ankara Antlaşmasıyla başvurusu kabul edilmiştir. 1973 yılında imzalanan Katma Protokolü ile Türkiye, Avrupa Birliği’ne yönelik gümrük vergilerinin sanayi ürünleri için tamamen kaldırılmasını ve üçüncü ülkelere karşı ise üye ülkeler ile beraber Ortak Gümrük Tarifesi uygulanmasını kabul etmiştir. Ancak, Türkiye geçiş dönemindeki yükümlülüklerini yerine getirememiş ve 1980 askeri darbesiyle ilişkiler kesintiye uğramıştır.

Türkiye 14 Nisan 1987’de yılında tam üyelik başvurusu yapmıştır. Komisyon ise 1989 yılında verdiği cevapta öncelikle Gümrük Birliği’nin tamamlanmasını önermiştir. Ortaklık Konseyi'nin 1/95 sayılı kararıyla Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Birliği’ne üye olmadan Gümrük Birliğini kabul eden ilk ve tek ülke konumundaki Türkiye, 1999 yılındaki Helsinki Zirvesinde Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak kabul edilmiş ve bu yıldan sonra yapılan büyük reformlar sonucunda tam üye olmamız için görüşmeler hız kazanmıştır.

Görüşmeler hız kazandı kazanmasına ancak son yıllarda bilindiği üzere Avrupa Birliği üye ülkeleri amacını aşmış ve Türkiye’ ye şantaj yapma girişimlerinde bulunmaya başlamıştır. Hristiyan bir birlik olarak kurulan bu topluluk, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ nin toprak bütünlüğünden, Türklüğe hakareti yasaklayan Anayasamızın 301. maddesine kadar birçok konuda baskısını arttırarak Türkiye’ ye Avrupa Birliği olmazsa olmaz klişeleşmiş sözünü kabullendirmeye çalışmaktadır.

Bulgaristan ve Romanya, daha adaylık başvurusunda ki imzaları kurumadan birliğe üye olurken 48 yıllık uzun bir adaylık geçmişi olan Türkiye’ ye Helsinki Zirvesinde ki kriterlerin haricinde birçok dayatmada bulunulması ve her fırsatta ülke birliğini bozan söylemleriyle Türkiye’ nin eleştirilmesi, Avrupa Birliği üye ülkelerinin asıl amaçlarının Türkiye’ yi Avrupa Birliği’ ne üye ülke olarak almaktan çok oyalama taktiği ile Türkiye’ den her fırsatta bir şeyler koparmaya çalıştıklarını su yüzüne çıkarmaktadır.

Fakat tüm dünya şunu bilmeli ki evrende ki en büyük zenginliği de verseler bu yüce millet hiçbir şekilde kendi birliğinden ödün vermeyecektir. Çünkü en büyük birliğin ülke birliği olduğu inancı, Kurtuluş savaşı yıllarında olduğu gibi tüm milletçe benimsenmiştir. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ ün ulusumuza söylediği şu sözün bizler bilincindeyiz.

“Ey Türk milleti, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

03.12.2007

Yazarın Diğer Yazıları

Cedit Mahallesi İnönü Caddesi Nadide Apt. No:292/3 İzmit / KOCAELİ Tel: 0262 325 16 09 / Belgegecer: 0262 324 26 82
Kocaeli Aydınlar Ocağı Web Sitesi Anasayfa Anasayfa Kocaeli Aydınlar Ocağı Hakkında İletişim Bilgileri Sayfası