Güncel Yazılar

Anasayfa >> Aydın Gözüyle >> Genç Kalemler >> Din ve Vicdan Özgürlüğümüz Geri Geldi

Gökalp İlhan
Genç Kalemler - Din ve Vicdan Özgürlüğümüz Geri Geldi
Gökalp İLHAN

Din ve Vicdan Özgürlüğümüz Geri Geldi

Genellikle yazılarımda akademik bir dil kullanmaya özen gösterdim. Türkiye’nin konjonktürel siyasi yapısının, Avrupa Birliği açısından değerlendirilmesinde bile akademik verilere yer verdim. Ancak ülkemizde gelişen son olaylar karşısında duyduğum rahatsızlıktan dolayı, kara cahillere yaptıklarının doğru olmadığını göstermek amacıyla bu yazıyı kaleme alıyorum.

Özellikle çarşaflarla ve başörtülerle sözde miting alanına gelip bunu bir marifet sayarak başörtüsünü çıkarıp yerlere atan ve hatta yakan, diğer bir ifadeyle başörtü takan yurttaşlarımıza, analarımıza ve bacılarımıza hakaret ettiklerini düşünen ve onları birer düşman olarak gören oysaki Yüce İslam dinimize ve ona inananlara büyük saygısızlık yapan bu cahilleri yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu anlatmak, vatanıma ve milletime en başta da dinime olan borcumdur.

Müslüman kadınların başını örtmesi Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim’ de açıkça belirtilmiş olup, başörtü Allah (c.c.)’ın emridir ve ayet açıktır. Nur Suresi 31. Ayette Yüce Rabbim şöyle buyurur; ”Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer) lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”

Ahzap Sûresi, 59. Ayeti kerimede ise; “Ey Peygamber!.. Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, (kendilerini baştan aşağı örten) elbiselerinden giyinip örtünsünler.” buyurmuştur.

Dikkat edilecek olursa türban diye bir kelime geçmemektedir. Başörtüyü türban diye adlandıranların amacı yalnızca insanlarımızın kafasını karıştırmaktır. Benimde içinde bulunduğum ve okuduğum yıllarda, üniversitelerde yasaklanan başörtüsü, tam anlamıyla din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlamakla kalmadı birde anayasamızda belirtilen demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti olma ilkemize ters düşmüştür. Öyle ki bu yasağı koyanların hiçbir geçerli sebebi de yoktur.

Anayasamızın, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ile din ve vicdan özgürlüğü anlamına gelen laikliğin sözde savunucuları Anayasamızı bilmemektedir.

Anayasamızın 5. maddesinde; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

6. maddesinde; Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

10. maddesinde; Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

12. maddesinde; Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

40. maddesinde; Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

70. maddesinde; Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

Görüldüğü üzere Anayasamızda da başörtüsünü kısıtlayan hiçbir madde yer almamaktadır.

Anayasamızın sözde savunuculuğu yapanların savundukları fikirler anayasamıza aykırıdır.

Bir zamanlar bir kardeşimizin haykırdığı “Başörtüyü başımızdan çıkardınız, ancak yüreğimizden çıkartamayacaksınız” sözünü herkese hatırlatmak isterim.

Bu vesile ile din ve vicdan özgürlüğünü ülkemize tekrar kavuşturarak içimizde ki kanayan yarayı durduran ve bu yasağı kaldırmak için canla başla mücadele eden, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerimize ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerimize sonsuz şükranlarımı sunmak istiyorum.

12.02.2008

Yazarın Diğer Yazıları

Cedit Mahallesi İnönü Caddesi Nadide Apt. No:292/3 İzmit / KOCAELİ Tel: 0262 325 16 09 / Belgegecer: 0262 324 26 82
Kocaeli Aydınlar Ocağı Web Sitesi Anasayfa Anasayfa Kocaeli Aydınlar Ocağı Hakkında İletişim Bilgileri Sayfası