Güncel Yazılar

Anasayfa >> Aydın Gözüyle >> Genç Kalemler >> Sorunların Çözüm Noktası; “Terk-i Diyar Etmek” mi?

Server Yıldırım
Genç Kalemler - Sorunların Çözüm Noktası; “Terk-i Diyar Etmek” mi?
Server YILDIRIM - Halkla İlişkiler Uzmanı

Sorunların Çözüm Noktası; “Terk-i Diyar Etmek” mi?

Bu hafta Halkla İlişkiler Platformu Forum köşesinde geçen bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Sabah gazetesinin 30 Aralık 2007 sayısında yer alan bir haber, forum köşesinde tartışma konusu oldu.  Tartışma söz konusu olan haberin içeriği şöyleydi:

ABD'li ekonomi dergisi Forbes, 446 şirketin 100 bin çalışanı arasında yaptığı araştırmaya göre, Google ABD'de çalışılabilecek en iyi şirket seçildi. Bu seçimde, Google'ın çalışanlarına sunduğu imkan ve hizmetler etkili oldu. Google'ın Kaliforniya'da bulunan 'Googleplex'inde çalışanlar işyerlerine köpeklerini getirip, ofislerinde köpekleriyle oynayabiliyorlar. Yalnız Google'ın buradaki tek şartı köpeklerin ofislerde 'ihtiyaçlarını' gidermemesi. Dünya çapında 10 bin kişiye istihdam sağlayan Google'ın ana merkezinde 11 adet kafeterya bulunuyor. Kafeteryalarda sunulan taze meyve suları, çikolatalar, içeceklerin hepsi ücretsiz. Googleplex'in bünyesinde voleybol sahasından masaj odalarına, dalga havuzlarından pinball makinelerine kadar birçok zevke uygun hizmetler bulunuyor. Googler (Google çalışanlarına verilen isim) çalışma saatleri içerisinde istediği zamanda bu hizmetlerden yararlanabiliyor. Merkezde kimse takım elbise ve kravat takmıyor. Hatta işe pijamayla gelenler bile var. Google çalışanlarına bu merkezde ücretiz saç kesimi, kuru temizleme, araba servisi de veriyor. Google, çalışanlarının sağlığını da unutmamış. Gün içinde 5 doktor herhangi bir sağlık riskine karşı hazır bekliyor. Google, çalışanlarına ücretsiz check-up servisi de veriyor. Hamile çalışanlar arabalarını kapı girişine en yakın yere park ediyor. Çocuğu olan çalışanlar için kreş imkanı sunuluyor. Ayrıca spor yapmaktan hoşlanmayan çalışanlar için video salonları ve piyano çalma olanağı sağlanıyor.

Forum da tartışmayı başlatan grup üyesi Sibel Hanım, bu haberi okuyup Türkiye imkanları ile karşılaştırdığında oturup ağlamak istediğini belirtiyor. Neden ağladığına gelince, Sibel Hanım şöyle açıklıyor:    

Bizler iş görüşmelerine SSK yapar mı acaba ,yol ve yemek parasını karşılar mı ki şirket diye düşünürken istediği zaman masaj salonundan faydalanan dalga havuzuna giren google çalışanı arkadaşlar Türkiye'deki bu koşulları nasıl karşılarlardı acaba... Köpeğini ofise getirme iznine sahip olan bu çalışanlara ‘’evdeki çocuğunu kime bıraktığın beni ilgilendirmez!’’ diyebilen patronlar uzaydan gelmiş gibi mi görünürdü. Ev kirasının minimum 400-500 YTL olduğu bu ülkede 2 üniversite mezunu insana 14 saat çalışma karşılığında 600 YTL maaş vereceğini söyleyen patron tipi hangi ülkenin dramıdır ya da insana hakaret etmenin farklı bir yöntemi midir acaba.. Halen bir çok şirketin ne bir kreşi, ne bir servisi mevcutken çalışanların mutlu ve huzurlu olması nasıl sağlanabilir ki.. Gerçek olan şu ki çalışanına değer veren şirketler uzun vadede kazanıyorlar çünkü çalışan kendini değerli hissettiği sürece işini sahipleniyor. Evdeki küçük çocuğuna bakım hizmeti aldıramadığı için evde tek başına bırakan anne, maalesef işine konsantre olamıyor ve iş motivasyonu düşüyor. Günde 14 saat çalışan bir kişi, işi yalnızca yavaşlatıyor. 8 saatte yapacağı işi 14 saatte yapıyor. Şirket enerjiden kaybediyor, sinerjiden kaybediyor.  Çünkü insan makine değil bilgisayarınızı bile 14 saat çalıştıramıyorsunuz. Belli bir süre sonra ısınıyor, ses çıkarıyor veya performansı düşüyor. Masaj salonları, dalga havuzları, köpeğini işe getirme belki bu ülke için biraz ütopik ancak yaşam düzeyinde para kazanmak, sosyal güvenceye sahip olmak, çocuğunun güvenliğini sağlamak ve en önemlisi insan olduğunu çalışana hatırlatmak sanırım çok fazla hatta insanüstü bir beklenti değil bu ülkede...peki...  Bu koşulların oluşması için 40.000 fırın ekmek mi yemek gerekiyor, yoksa buralardan terk-i diyar etmek mi?

Sibel Hanım, son günlerde çok tartışılan bir konuyu tekrarlıyor ve sorunlardan kaçış noktası olarak 40.000 fırın ekmek yemek ile terk-i diyar seçenekleri arasında kalıyor. Peki ne yapılmalı? Daha fazla seçeneğimiz yok mu?Her var olan sorun karşısında ülke mi terk etmeliyiz. Yoksa soruna karşı alternatif çözümler mi üretmeliyiz? Haklı olarak  google gibi imkanları olan bir yerde çalışmayı herkes ister. Ama biz, ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Şöyle ki, öncelikle elimizdeki imkanları iyi değerlendirmeliyiz. İş yeri sahibi olarak çalışanımızın , çalışan olarak işimizin kıymetini iyi bilmeliyiz. Çalışan personelin işyeri yönetimince memnun edilmesine literatürde ‘’ İç Müşteri Memnuniyeti’’ denilmektedir. Çalışanların motivasyonunun sağlanması sadece iyi bir ücretle olmamaktadır. Kimine göre kul hakkı, kimine göre emeğin hakkı misali çalışanların hakları gözetilmelidir. Bunun yanında günün büyük çoğunluğunu iş yerlerinde geçiren insanların yaşamlarına keyif katabilmesi ve işlerini mutlu olarak yapabilmesi adına mevcut ihtiyaçları ne yönde ise karşılanmalıdır. Ülkemizde işyerlerinde çalışan memnuniyeti sağlayan yöneticilerimiz bulunmaktadır. Yine Japon insanları misali işine sadakat gösteren çalışanlarımızda mevcuttur. Google, çalışanlara sosyal imkan sunma konusunda elbette iyi bir modeldir. Üzüntümüz, hak ettiği değeri ülkemizde bulamayan ve daha iyi çalışma imkanları karşılığı yabancı ülkelere gerçekleşen beyin göçümüzdür. Temennimiz odur ki, sorunlardan kaçış noktası olarak terk-i diyar etmeyi görmemektir. Bizlerin bulunduğumuz her ortamda ihtiyaçlara karşı proje üretebilen insanlar olmamız gerekmektedir.

Bizler bahsedilen tüm bu sosyal imkanları hak edebilecek kadar yüksek verimlilik arz etmeliyiz ki, karşılığını da isteyebilelim.

 

21.01.2008

Yazı ile ilgili görüş ve önerilerinizi serveryildirim@yahoo.com adresine gönderebilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Cedit Mahallesi İnönü Caddesi Nadide Apt. No:292/3 İzmit / KOCAELİ Tel: 0262 325 16 09 / Belgegecer: 0262 324 26 82
Kocaeli Aydınlar Ocağı Web Sitesi Anasayfa Anasayfa Kocaeli Aydınlar Ocağı Hakkında İletişim Bilgileri Sayfası