GÜNÜN SÖZÜ

En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.Arif Nihat Asya

20 Ekim 2018 22:12 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İsmail OĞUL » Kader Anlayışımız

Kader Anlayışımız
Tarih: 04 Şubat 2008 Yazar: İsmail OĞUL-Eğitimci Kategori: Güncel

Kader Anlayışımız

Allah(cc) Evren'i ve içindeki canlı ve cansız olan her şeyi yarattı. Onların varlıklarını devam ettirmeleri içinde bazı kurallar koydu. Hiç bir şey tesadüfen olmamıştır. Tesadüfen olan işlerde mükemmellik olmaz, mükemmel olan işlerde tesadüfen olmaz.

Allahu Teala Kamer süresinin 49. ayetinde "Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık" buyuruyor.

Güneş'in ve Ay'ın Dünya'ya uzaklıkları, dünyanın kendi ve Güneş'in ekseni etrafında dönmesi, mevsimlerin, gece ve gündüzün meydana gelmesi, günlerin uzayıp kısalması, gezegenler ve yıldızlar arasındaki çekme ve itme kuvvetlerinin varlığı ve ayarı yer yüzünce çekim kuvvetinin varlığı uzayda ise olmaması bu ve benzeri hususlar tesadüf değil, Cenab-ı Hak'kın kader programı dahilinde gerçekleşen hususlardır.

Kader sadece insanlar için değil, diğer canlılar ve cansızlar içinde söz konusudur. Dünya'da bir kader programı dahilinde varlığını sürdürmektedir. Cenab-ı Hak'kın kendisi için koyduğu kuralların dışına çıkamaz. Yasin suresinin 37. ayetinde Allah (cc) "... Güneş'te kendisi için belirlenen yerde (yörüngede) akar (döner) işte bu aziz ve alim olan Allah'ın takdiridir..." buyurulur. Her iş bir bilgi, hesap ve düşüncenin neticesidir. Sıradan bir bilgi ve akılla anlaşılması da mümkün değildir.

Diğer canlılar içinde aynı kader programı geçerlidir. Onlarda Cenab-ı Hak'kın koyduğu program dahilinde hayatlarını devam ettirirler. Bazıları av olacaktır, bazıları avcı...

Balıklarda diğer canlılar gibi senede bir yada bir kaç tane yavru yapsalardı ne olurdu acaba?

Her şey varlığını kader programı dahilinde bir ölçü ve dengeye göre devam ettirmektedir. İnsanoğlu için kader nedir? sorusuna gelince;

Kader Allah (cc)'ın Ezeli ilmi ve kendi iradesi ile bizler için takdir ettiği, insan iradesinin hiç bir şekilde etkili olmadığı hususlardır. Burada bazı sorular akla gelir. Yaşadığımız her şey kaderimiz midir? değil midir ? Kaderimizse bunda bizim sorumluluğumuz var mıdır ? Sevap ve günah kavramları neyin neticesidir. Her şey kaderimiz değil de hangileri kaderdir?

Öncelikle şunu iyi bilmek gerekir ki her şey kader değildir. Fakat bir başımıza gelen her türlü sıkıntıyı, acıyı ve üzüntüyü kadere havale etmeyi alışkanlık haline getirmişizdir. Şura suresinin 30. ayetinde "Başına gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle işledikleriniz(hatalar) yüzündendir..." buyrulur. Yine bakara suresinin 195. ayetinde "... Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız..." buyurulmaktadır. Bu ayetler insanların tedbirli olmaları, tehlikelere karşı önlem almaları gerektiğini emretmektedirler.

Öyleyse insanlar için kader olan hususlar nelerdir?

1-  İnsanın cinsiyeti

2-  Anne- babası

3-  Ömrü

4-  Rızkı

5-  Rengi, dili, ırkı

6-  Nerede ve ne zaman öleceği, genetik yapısı gibi hususlar kaderdir.

Tabi afetlerde kader olarak kabul edilir. Dikkat edilirse bunlarda insanın cuzi iradesinin hiç bir etkisi yoktur. Tamamen Allah (cc)'ın takdirine bağlıdır. Bunlarda insan için bir sorumlulukta (sevap-günah) yoktur. Hiç kimse dünyaya gelmeden kendi cinsiyetini kendisi belirleyemez. Anne- babasını, ömrünü, rızkını, rengini kendi belirleyemez. Eğer bunlar insanın iradesine bağlı olsaydı hiç kimse ölmek istemezdi. Ya da genç yaşta ölmek istemezdi.

Bir çok anne baba şu anki evlatlarını, bir çok evlatta şu anki anne babasını istemezdi. Görüldüğü gibi insanın bu gibi konularda yapacağı pek bir şey yok, kadere razı olmaktan başka.

Bunların dışında kalan hususlar ise insanoğlunun cuzi iradesiyle yaptığı işlerdir. İyilik yapan her insan kendi iradesiyle yapar. Kötülük yapan her insanda kendi iradesiyle kötülük yapar. Sevap ve günahlarda bu serbestliğin neticesidir.

İçki içmek, kumar oynamak, adam öldürmek bazı insanlar için kader olsaydı onları yapmak zorunda oldukları için günahkar olmamaları gerekirdi. Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmekte bazı insanlar için kader olsaydı yapanlarda sevap almamaları gerekirdi. Dolayısıyla cennet ve cehenneme lüzum kalmazdı.

Kendi hatalarımızı kadere yüklemek bizi sorumluluktan kurtarmaz.

04 Şubat 2008

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi ismailogul@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu