GÜNÜN SÖZÜ

Dereyi, tepeyi sel bilir; iyiyi kötüyü el bilir. Türk Atasözü

 

 

22 Ekim 2019 17:10 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Çılgın Projeler ve Ekonomi Tetikçileri

Çılgın Projeler ve Ekonomi Tetikçileri
Tarih: 19 Ekim 2010 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Çılgın Projeler ve Ekonomi Tetikçileri

Son haftalarda özellikle Ulaştırma Bakanlığı'nın büyük projeleri gündemde.

  • Ø "Türkiye ile Çin arasında imzalanan 'Demiryolu İşbirliği Anlaşması' kapsamında 2023 yılına kadar 7 bin kilometre hızlı tren hattı yapılacak. Proje maliyeti 45 milyar dolar. Projenin finansmanı için de Çin hükümeti 28-30 milyar dolar kredi sağlayacak. Hat, Edirne'den Kars'a, Diyarbakır'dan İzmir'e, Trabzon'dan Antalya'ya kadar uzanacak. 10 yıl içinde, Ankara-Sivas, Ankara-İzmir, Ankara-Antalya hattının yapılması planlanıyor."
  • Ø Ülkemizin en büyük otoyolu projesi olan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolunun sözleşmesi, İzmit Körfez Geçişi ve bağlantı yolları da dahil olmak üzere 27 Eylül 2010 tarihinde imzalandı. Müteahhitin (Konsorsiyumun) proje kapsamında yol ve köprüler için yapım+işletme süresi 22 yıl 4 ay.
  • Ø Çanakkale Köprüsü ve 370 kilometrelik otoyolun da, yap-işlet-devret (YİD) yöntemiyle ihale edilmesi işi Yüksek Planlama Kurulu'nda (YPK) görüşülüyor. Projenin tahmini maliyeti 6 milyar TL.
  • Ø Bunlara ilaveten Başbakan Erdoğan'ın İstanbul için "çılgın bir projesinin" olduğu basına sızdırıldı. Kamuoyu oluşturma kapsamında bu projenin ne olabileceği tartıştırılırken, "muhalefetin hayalleri bizim yaptıklarımıza yetişemez" mesajının verildiği bir propaganda çalışması yürütülüyor.

*********

Türkiye'miz için "heyecan verici projelerin" hazırlanması ve bu projelerin etap etap hizmete sokulmasını her Türk vatandaşının memnuniyetle karşılayacağı şüphesizdir. Ancak bazı hususların göz ardı edilmemesi çok önemlidir.

Türkiye'nin tasarrufları yatırımları yapmak için yetersizdir. Dış kaynak kullanmak suretiyle büyümek durumundayız.

Yabancı sermayenin gelmesi için iyi para kazanacağını görmesi lazım. Türkiye'nin en ucuz maliyetli, ödemesi en kolay krediyi kullanması ve projeden sağlanacak faydanın azamisini ülke ekonomisine kazandıracak tedbirleri almak ta hükümetin görevi.

Projelerin öncelik sıralamasını çok iyi yapmak zorundayız. Osmanlı Devletinin aldığı ilk dış borçlarla Dolmabahçe Sarayı gibi verimsiz, geri dönüşlü olmayan yatırımlar yaptığını ve bunun sonuçlarını hatırlarsak bu sözün önemi daha iyi anlaşılır.

Dar gelirli bir ailenin uzun vadeli kredilerle, evine öncelikli ihtiyacı olmayan eşyalar alması, bugünkü yaşantısını renklendirici harcamalar yapması ilk başta aile fertlerini mutlu eder. Fakat uzun vadede yaşacak sıkıntıların ve var olan varlıkların da kaybına yol açacak hesapsızlıkların bedeli ağır olabilir.

Ekonomi Tetikçilerine Dikkat!

Büyük devletler ve uluslar arası dev şirketlerin geri kalmış ve gelişmekte olan ülke kaynaklarını sömürmek ve siyasi, askeri taleplerini gerçekleştirmek için ekonomik projeleri kullandığına dair John Perkins'in yazdığı "Bir Ekonomi Tetikçisinin İtirafları" isimli kitabını okumuş veya hakkında yazılanları duymuş olabilirsiniz. Kendisi de bir ekonomi tetikçisi olan Perkins'in yazdıklarını kısaca hatırlatmak istiyorum.

"Zengin ülkeler (Türkiye gibi) fakir ülkelere 'Ekonomi Tetikçisi' gönderiyor. Ekonomi tetikçileri 'uzman olarak' ülke sorunlarını inceliyor. Raporlar hazırlıyor, projeler geliştiriyor. Bu projelerin bir an önce yapılması gerektiğine kamuoyunu ve hükümetleri inandırıyor. Sonra da bu projeleri hangi firmaların yapabileceğini, hangi kuruluşların kredi verebileceğini söylüyor...

Ülkenin gündeminde olmayan, önceliği olmayan projeler, öncelikli işler haline geliyor. Ülkeler teklif edilen kredileri (bir fırsat, bir nimet imişçesine) kabul ediyor."

"Sonuçta ülke, kendi önceliği olmayan projeler yüzünden büyük borçlar altına giriyor. Borçlanan ülke "Ekonomi Tetikçisi"ni yollayan zengin ülkeye 'bağımlı' duruma geliyor. İşte o çizgiden sonra devreye zengin ülkenin politikacıları giriyor. 'Bağımlı ülkeyi' istedikleri biçimde kullanıyor."

Perkins anlatıyor: "Ekonomi tetikçisi olarak bizlerin amacı küresel imparatorluk kurmaktır. Bizler, diğer ülkeleri şirketlerimizin, hükümetimizin, bankalarımızın kölesi haline getirmek için uluslararası finans kuruluşlarını kullanan elit bir grubuz. Mafyanın yaptığı iyilikler gibi Ekonomi Tetikçileri de görünüşte bazı iyilikler yapar. Örneğin elektrik santralleri, otoyollar, limanlar, havaalanları, teknoparklar gibi altyapı hizmetleri için borç temin ederler. Bu borçların önkoşulu, bütün bu projelerin Amerikan inşaat ve mühendislik firmaları tarafından gerçekleştirilmesidir. Aslında paranın çoğu Amerika'yı hiç terk etmez (..) transfer edilir."

"Para hiç vakit geçirmeden şirketlere (kreditörlere) döndüğü halde borçlu ülkenin anapara artı faizin tamamını ödemesini isteriz. Eğer Ekonomi Tetikçisi çok başarılı ise borç tutarı o kadar büyük olur ki, birkaç yıl sonra borçlu ülke ödemeleri aksatır. Bu olduğunda biz de mafya gibi diyetini isteriz. Birleşmiş Milletler'de Amerika'nın isteği doğrultusunda oy verme, askeri üs kurma veya petrol gibi değerli kaynaklara el koyma şeklinde olabilir bu diyet..."

"Bir ülkenin ekonomisi tamamen ele geçirildikten sonra, tüm temel organları yavaşça ele geçirilir. Devleti devlet yapan kurumlar paramparça edilir. Siyasetine, ordusuna, polisine, yargısına, eğitim sağlık sistemlerine sızılır. Ülke felç edilir."

"Eşzamanlı olarak etnik ve dini gruplar kışkırtılır. Feodal ağalardan uyuşturucu baronları yaratılır. Milli dokular bozulur, millet içine 'halkların özgürlüğü' tohumlanır, 'kendi kaderini tayin hakkı' isteyen halklar, ne hikmetse hep petrol bölgelerinde ortalığı kasıp kavurur.."

Ekonomi Tetikçisi kullanmak sadece ABD'ye mahsus değil. Büyük ülkeler ve güçlü şirketlerin çoğunun benzeri usuller kullandığını söyleyebiliriz.

Önemli bütçe kullanan Belediyelerde de, yeterli teknik ve entelektüel kapasitede yönetici ve teknik elemanları olmadığı halde, yöneticilerin birden ufuklarının açılıp, büyük projelere soyunmaları, bu kurumlara da ekonomi tetikçilerinin yardımcı(!) olduğunun bir göstergesi olabilir.

Ulaştırma Bakanlığı bana bu hükümetin en başarılı bakanlıklarından biri gibi görünüyor. Teknik açıdan büyük projeleri gerçekleştirmenin heyecanını taşıyan bir kadro olduğunu seziyorum. Fakat işler sadece teknik bir konu değil.

Ülkemizin büyük kaynaklarına mal olacak ve gelecek nesillerin hayatını etkileyecek projelerin her yönüyle incelenmiş, öncelik sıralaması yapılmış, kredilerin ödenebilirliği, projelerin verimliliği, "bağımsızlık- karşılıklı bağımlılık" çizgisinin hesap edilmiş olduğunu ümit etmek istiyorum.

 

19 Ekim 2010

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.