GÜNÜN SÖZÜ

Her işine, Türk'üm; onun için yaşıyorum, onun için yapıyorum diye başlarsan sana lüzumlu kuvveti, kabiliyeti, damarlarındaki kanda bulursun. Cengiz Dağcı

23 Eylül 2019 14:51 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Ruhittin SÖNMEZ » Meğer Herkes İroni Yapıyormuş

Meğer Herkes İroni Yapıyormuş
Tarih: 12 Temmuz 2011 Yazar: Ruhittin SÖNMEZ-Kimya Yüksek Müh. - Avukat Kategori: Güncel

Meğer Herkes İroni Yapıyormuş

Son zamanlarda sıkça duymakta olduğumuz kelimelerden birisi İroni.

(Yanılmıyorsam Merhum Nihad Sami Banarlı'nın bir sözüydü.) "En çok bildiğinizi sandığınız kelimelerin tam karşılığını bulmak için sözlüğe bakmalısınız" tavsiyesine uyarak, "ironi ne demek" diye araştırmaya başladım. Tabii artık internetten ve "Google Efendi Hazretlerinden" istimdat ederek (yardım isteyerek).

Bir de ne göreyim? Beşir Ayvazoğlu üstadımız "ironi"yi de açıklayan bir yazı yazmış.

"İroninin temel özelliği gerçekle görünüş veya söylenenle söylenmek istenen arasındaki zıtlığa dayanmasıdır. İronik konuşan, bir şeyi söyler gibi görünürken başka bir şeyi kasteder. Filâncanın çok zeki olduğunu söylerken aslında "aptalın tekidir" demek istiyorsanız, ironik konuşmuş olursunuz. Bir yazı, baştan sona ironik -yani söylenenlerin tamamen tersi kastediliyor- olabilir."

"Mecaz ve ironi çeşitleri insanlığın tarihi kadar eskidir ve her dilin tabiatında vardır. Bütün insanlar, "Kibarlık Budalası"nın farkında olmadan 'mensur' konuşması gibi, çok zaman ne yaptıklarını bilmeden mecaz da kullanırlar, kinaye de, ironi de..."

****

İRONİ ÖRNEKLERİ: Kavramı daha iyi anlamak için okuduğum ironi örneklerinden birkaçını aktarmak faydalı olabilir:

Bir Maliye Bakanının naylon fatura düzenlemekten yargılanması. 

'12 Eylül darbecilerini yargılayacağız' denilip, Kenan Evren'in maaşına zam yapılması.

'Komşularla Sıfır Sorun' politikasının, 'Sıfır Komşu' bırakarak gerçekleşmesi.

Muhalefet liderinin başbakanın önceki söylemine benzetme yaparak, halka "Ananızı da alıp, oy atın" demesi, ancak kendisinin oy at(a)maması.

Ülkemizin en muhafazakâr şehri olduğu bilinen Konya'nın, ülkenin en çok seks malzemeleri satılan şehri olması.

****

PKK/BDP İLİŞKİSİ: "Öcalan avukatları vasıtası ile haber göndermiş ve AKP ile Barış Konseyini kurmak için anlaştıklarını, dolayısı ile de hem saldırılara ara verilmesi hem de BDP'nin TBMM'ye girmesi talimatını vermiş!" (Teröristbaşı ile Barış Konseyi kurmak tam bir ironi olmalı.)

BDP'nin "PKK terör örgütü liderinin" verdiği bu talimata uyacağı ve yemin edeceğine artık herkes inanıyor. Böylece BDP'nin İmralı'daki kişinin iradesiyle yönlendirilen bir kuruluş olduğu bir kere daha ortaya çıktı. (Teröristbaşının yönettiği partinin adının Barış ve Demokrasi olması da bir ironi olsa gerek.)

Demek ki, "Türkiye'de BDP adlı bir siyasi parti var, bunun eşbaşkanları ve yönetim organları var. Bu parti halkın iradesinin Meclis'e yansımasıdır. Bu parti terör istememektedir. Anaların gözyaşı dökmemesi için, barış için çözüm istemektedir" tarzı cümlelerin hepsi birer ironi imiş.

****

YEMİN KRİZİNDE BAŞBAKANIN TAVRI: Başbakan "Biz muhalefetin olmadığı bir meclisi, böyle bir demokrasiyi sağlıksız buluyoruz" demiş. Böylece tutuklu milletvekillerinin milletvekilliği görevlerini yerine getirememesini protesto ederek yemin etmeyen CHP ve BDP'yi Meclis'e davet etmiş.

Aynı Başbakan bir hafta önce yemin etmeyen milletvekilleri için "Tükürdüklerini yalayacaklar, göreceksiniz" sözlerini sarf etmişti. Başbakan da bu iki sözü ile "ironi" yapmış olmalı. Ama acaba hangisi sözüyle tersini kastetti?

****

ATEŞKES VE ŞEHİTLER: İmralı ve Kandil'den gelen mesajlar "ateşkesin" sürdüğünü söylemekte. 15 Temmuz sonrası için tehditler savuran Öcalan bile devletle yapılan görüşme sonrası bu tarihin artık anlamı kalmadığını söylemiş. PKK/BDP yandaşlarının "ateşkes" ortamında geliştirdikleri sözde "barış dili" ile anlatılanlarla hergün TV'lerde beynimiz yıkanmaya devam ediyor.

Sadece seçim sonrası, bir hafta içinde benim sayabildiğim kadarıyla 11 şehit verdik.

PKK/BDP yetkili ve yandaşlarının açıklamaları da "ironik" olsa gerek(!). Bizim vatandaş olarak söylenen şeyin tam tersini ifade eden açıklamalara inanmamız belki bir gaflet. Fakat devletin inanması yüzünden, "Kandil"in herhangi bir müdahaleye uğramadan cinayetlerini devam ettirebilmekte olmasını nasıl izah etmeli?

****

AKP, YENİ ANAYASA VE DEĞİŞMEZ MADDELER: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Anayasa'nın ilk üç maddesinden sadece Cumhuriyetle ilgili tek maddesinin değiştirilemez olarak kalması gerektiğini, diğer maddelerin değişen şartlara göre değişmesi düşünülebilmeli" demişti. Bazı AKP yetkilileri, Anayasa'nın değiştirilemez ilk üç maddenin değişmesini öngören TÜSİAD ve TESEV taslaklarını "olumlu" ve "takdire şayan çalışmalar" olarak değerlendirmişti. AKP Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da, Taraf Gazetesinde yayımlanan ve Neşe Düzel'e verdiği mülakatta, Anayasa'dan "Türklük tanımı kalkacak" (Taraf-01.12.2009) demişti.

Başbakan Erdoğan'ın Strasbourg'da başbaşa yemek yediği Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Sosyalist Grup Başkanı İsviçreli parlamenter Gross, NTV Ana haber bültenine telefonla canlı olarak bağlanıp, Can Dündar'ın sorularını cevaplamıştı. İsviçreli parlamenter Gross, "Başbakan Erdoğan, bana anayasanın ilk 3 maddesi gibi Türklük vurgusu yapan maddelere artık ihtiyaç kalmadığını söyledi" açıklamasını yapmıştı.

Buna karşılık zamanın Başbakan Yardımcısı (halen TBMM Başkanı) Cemil Çiçek, TÜSİAD teklifini tartışırken, CHP ve MHP Genel Başkanları paralelinde konuşmuştu: Anayasanın ilk üç maddesinde yer alan hususların Türkiye'de yaşayan 74 milyonun ortak paydası olduğunu ifade ederek, "esas olan ilk üç maddede değişmez olarak ifade edilen maddelerin varlığını korumasıdır" demişti. AKP'nin önemli bazı isimleri de bu yönde beyanlarda bulunmuştu.

Bu sözler AKP içinde farklı görüşlerin dışa vurumu muydu, yoksa bazıları ironik ifadelerde mi bulunmuştu?

Ümidim, AKP içindeki "yeni Anayasa'da ilk üç madde ve Türklük kavramına olan vurguların devam etmesi gerektiğine" inananların sayısının daha fazla olduğu yönündedir.

****

SON SÖZ: İroni, ikiyüzlülük demek değildir.

12 Temmuz 2011

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi rsonmez@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.