GÜNÜN SÖZÜ

İnsan da ağaç gibi yükselmek istediği nisbette kökünü derine salmalıdır. Fredrik Nietzce

17 Kasım 2019 03:19 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Yrd.Doç.Dr. Zülfikar ÖZKAN » Evrensel Yasalarla Uyumlu Yaşamak

Evrensel Yasalarla Uyumlu Yaşamak
Tarih: 05 Mayıs 2013 Yazar: Yrd.Doç.Dr. Zülfikar ÖZKAN-Akademisyen, Yazar Kategori: Güncel

Evrensel Yasalarla Uyumlu Yaşamak

 

Evrensel yasaların temel görevi, evrendeki düzenin korunması ve sürekli olmasını sağlamaktır. Evrendeki bütün olaylar bu yasalara göre gerçekleşir. Bütün fiziksel olaylar, yerçekimi yasasına uyar. Ayın şekilde bütün biyolojik olaylar, genetik yasasına uygun bir şekilde ortaya çıkar.

Evrensel yasalara ek olarak, evrensel davranış yasaları da vardır. "Daha fazlasını verirseniz, daha fazlasına sahip olursunuz" bir doğal davranış yasasıdır. Bu yasaların hepsini görmezlikten geldiğimiz zaman hayatımız bir felakete dönüşebilir. Oysa bu yasaları özümser ve onlara uygun yaşarsak kişisel üretkenliğimiz ve mutluluğumuz büyük ölçüde artar. Bu sebeple hayatımızı bu doğal yasalara göre düzenlememiz şarttır. Yer çekimi yasasına karşı çıktığımız zaman ya yaralanırız ya da ölürüz. Bunun gibi bu doğal yasaların da önceden kestirilebilen sonuçları vardır. Kendimiz farkına varmasak ve izin vermek istemesek de bu yasalar bizi etkiler.

Yüce Allah Kur'an'da "... Allah'ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah'ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın." (Fatır suresi, 43) buyurmaktadır.

Evrenin yasaları, evrenseldir, gözlem ve deneye dayanır. Ölçülebilir ve sonuçları test edilebilir.

Kaza ve kader kavramlarına göre, yüce Allah evreni ve içindeki varlıkları belirli bir plan dâhilinde, belirli bir ölçü içinde, bir düzen, uyum ve değişmez yasalara bağlı olarak yaratmıştır.

Kader, Yüce Allah'ın ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyin, her her hâlini, zamanını ve mekânını, sıfatlarını ve özelliklerini ezelî ilmiyle bilip, ona göre, takdir etmesidir. Kaza ise, kaderde planlanan bir şeyin yaratılması, varlık sahasına çıkarılmasıdır.

Bu durum evrenin yasalarının olduğunu ortaya koymaktadır. Bunlar, fiziksel, biyolojik ve toplumsal yasalardan oluşur. Bu yasalara dinimizde "Allah'ın evreni idare etmekteki ölçüsü" anlamına gelen "sünnetullah" denilmektedir.

Evrensel yasalara ne kadar uyumlu olursak, o kadar bedenimizin doğal savunma sistemini güçlendirmiş oluruz.   Hayat bize evrensel yasalara uymamızı sürekli hatırlatır. Bu yasalara direnmek kendimize zarar verir.

Bir örnek verelim:   Kur'an'ı Kerim'de şöyle buyuruluyor: "Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz.  Ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükâfatını vereceğiz" (Ali İmran 3/145).

Bu ilahi kanuna uyum sağladığımız zaman ölüm korkusu içinde hayatımızı sürdürmeyiz.  Tekâmül etmeye ve değer üretmeye yoğunlaşırız. Bu süreçte zihin anda iki olayla meşgul alamayacağına göre, ölüm korkusunu olabilecek en alt seviyeye indirmiş oluruz. Tabibi bu korku tamamen ortadan kalkmaz ve kalkmamalıdır. Yüce Allah istediği zaman canımızı alacaktır.

Hepimiz için sonsuza kadar yaşayacağımızı düşünmek evrensel yasalara aykırıdır. Hayatın işleyişinde sonsuza kadar yaşamak yoktur. Bazı insanlar genç yaşta, bazıları ileri yaşta aramızdan ayrılır. Bazı insanlar kendilerini ispat edemeden, bazıları ise tüm olgunlaşma süreçlerini tamamlayıp en iyi hallerini ortaya koyduktan sonra öbür dünyaya göçerler. Genç ölenler için "zamanından önce gitti" deriz. Oysa herkes kendi zamanı dolduğunda gider. Milyonlarca insanın kaderinde uzun bir zaman yaşamak yoktur. Çok uzun yaşayacağımızı varsaydığımız için, genç birinin ölümü bizi dehşete düşürüyor, çok korkutuyor.

Korku içinde yaşarsak ne olur? Evrensel yasalarla uyum sağlamamış oluruz. Bilindiği gibi, kanser korkudan beslenir. O zaman bu uyum sağlamamanın sonuçlarına da katlanmış oluruz.

 

 

 

05 Mayıs 2013

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi zulfikarozkan@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.