GÜNÜN SÖZÜ

İnsan da ağaç gibi yükselmek istediği nisbette kökünü derine salmalıdır. Fredrik Nietzce

17 Kasım 2019 03:40 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Yrd.Doç.Dr. Zülfikar ÖZKAN » Bilgelik ve Zihnin Temizlenmesi

Bilgelik ve Zihnin Temizlenmesi
Tarih: 20 Ocak 2014 Yazar: Yrd.Doç.Dr. Zülfikar ÖZKAN-Akademisyen, Yazar Kategori: Güncel

Bilgelik ve Zihnin Temizlenmesi

 

Bilgelik, sıradan, ölçülebilen, önemine işaret edilebilen ve tartışılabilen entelektüel düşünceden farklıdır. Bilgelik, düşünce susturulduğu zaman ortaya çıkan sessiz bir düşüncedir. Düşüncenizde olanı tartışmak, yüreğinizde olanı tartışmaktan çok daha kolaydır. 
Bilgelik, neyi ve nasıl yapmamızı sağlayan kendinden emin bir duygudur. Bu duygu kişinin mutluluğa ulaşmasını ve üretici düşünmesini sağlar. 
Pek çok insan zekâsına ve mantığına gereğinden fazla güvenirler. Sonunda sorunlarına çözüm bulmak yerine kendi düşüncelerinin tuzağına düşmüş olur. Çok fazla analiz yapmak insanı felç ediyor. Bir insan çok zeki ve aynı zamanda çok az bilgeliğe sahip olabiliyor. 
Birçok insan aynı olaylar dizisini yüzlerce kez inceler, verileri analiz eder, seçenekleri tekrar tekrar inceler ve yargılarını defalarca gözden geçirir. Bu düşünce sürecinde uyuyamaz. Kendi düşüncesinin ürettiği strese maruz kalır. 
Kişinin bu durumdan kurtulması ve bilgeliğinin ortaya çıkması için, bu düşünceleriyle kendisinin arasına bir mesafe koyması gerekir. Bu zekâsını tehlikeye atmaz, tam aksine daha çok parlatır. Aşırı düzeyde stres altında kalan kişi, olayların içine dalmak ve daha fazla düşünmek yerine bu düşüncelerden dolayı canının sıkmamayı öğrenmelidir. Başka bir ifadeyle, kişi zihinsel faaliyetlerinin miktarını ve çeşidini kendine göre ayarlamalıdır. 
Demek ki bazen düşünmemize ara vermemiz veya yavaşlatmamız gerekir. Bu aralıkta bir sorunla karşılaştığımız zaman öncelikle kendimize sormalıyız. Henry Ornold bu gerçeği ne güzel dile getiriyor: "Bilge olan kendisine sorar, kaçık olan başkalarına. "
Bir örnek verelim: Farklı kaya çeşitlerini eleyen ve ayıran bir baca düşünelim. Bu baca herhangi bir anda sadece belli büyüklükteki maddenin içerisinden geçmesine izin verebilir. Eğer bacanın ağzı tıkanırsa ne yapabiliriz? Bu tıkanma durumunda makine bozulur ve çalışamaz duruma gelir. Bu tıkanmaya rağmen bacanın ağzına daha çok madde koyarak karşılık verirsek, problemi çözmek yerine daha da büyütmüş oluruz. Çözüm ağızdan geçmeye çalışan maddelerin bazılarını çıkarmaktır. Bunu yapabilirsek makine tekrar çalışmaya başlar. 
Bu eleme makinesinde olduğu gibi, çok fazla madde yani çok fazla düşünce zihnimizi tıkar ve çalışmasını engeller. Zihnimiz fazla yüklü olduğunda daha fazla düşünceler eklemek stresi artırır ve sorunları büyütür. Çözüm bir dakika için düşünme faaliyetine mola vermek, bakış açısını yeniden genişletmek ve zihnimizin yeniden çalışmasını sağlamaktan geçer.
Stres yüzünden düşüncemiz tıkandığında, zihnimiz çalışabildiği kadar iyi çalışmadığında bizi uyaran bir sistemin olması gerekir. Kaya eleme makinesinde tıkanmayı engelleyen bir sistem vardır. Makinenin ağzı tıkandığında bir sinyal makine operatörünü makinenin hızını yavaşlatması için uyarır. Eğer operatör uyarı sinyalini dinler ve uygun şekilde tepki verirse makine en iyi performansla çalışmaya başlar. 
Dünyada ve bizde pek çok entelektüeli uyaracak yeterli düzeyde uyarı sistemi yoktur. Bu entelektüellerin düşünce sistemleri tıkanmaya rağmen, daha çok zihinsel faaliyet karşısında kalıyor. Dolaysıyla problemleri çözmeleri bir yana, problemleri daha da büyütüyorlar. Bu tıkanmadan sonrada söylediklerini dinlediğinizde ve yazdıklarını okuduğunuzda şaşırıp kalıyorsunuz. Geçenlerde çok değer verdiğim bir yazarımızı dinlediğimden gerçekten şaşırıp kalmıştım. Öyle şeyler söylüyordu ki duyduklarınıza inanamıyordunuz. Bu duruma pek çok entelektüelde, yazarda ve akademisyende rastlamak mümkündür. Boşa giden emekleri düşündüğümüzde de üzülmemek elde değil. 
Kişi kendi düşüncelerinin tuzağına düştüğü zaman, bunu fark edebilmeli ve ayağını gaz pedalından çekebilmelidir. Zihninin temizlenmesine imkân tanımalıdır. Bundan sonra bilgeliği kendini göstermeye başlar. Yeteneklerini iyi kullanabilen kişi, bilgeliğini her zaman devreye sokar. Bilge insanlar bilgeliklerini dışarı çıkarmak için kendi yolundan çekilmesini bilen kimselerdir. 
Francis Bacon'ın ifade ettiği gibi: "Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir."

 

 

20 Ocak 2014

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi zulfikarozkan@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.