GÜNÜN SÖZÜ

Rahat yaşamak istiyorsan hayatı olduğu gibi kabul et. Dileklerinin hayata şekil vermesini istiyorsan, sıkıntılara katlanmalısın. M. Niyazi Özdemir

23 Kasım 2019 04:39 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » Muhsin BOZKURT » Öncesi ve Sonrasıyla Köy – Kent -4-

Öncesi ve Sonrasıyla Köy – Kent -4-
Tarih: 10 Şubat 2014 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Güncel

Öncesi ve Sonrasıyla Köy – Kent -4-

Gerçi, İstanbul ve Almanya'ya gidenler, zamanla maddi durumlarını düzelttiler. Fakat köylerini ve İstanbul'u yani Türkiye'yi unutmadılar. Vatan toprağını kalplerinde hep bir sır gibi sakladılar. Ne yerden ne yardan geçtiler. Ama olan olmuştu artık, ne köy eski köydü, ne de onlar eski köylülerdi. Eski hal muhal ve imkansızdı. Ya yeni hali sürdürecekler, ya da yok olup gideceklerdi. Lakin onlar ne yeni hali bıraktılar, ne de köylerine tamamen sırt çevirdiler. İkisine de kalplerinde yer verdiler. İkisini de yaşatmanın yolunu buldular.

İşte, yavaş yavaş köylerin metruk hal  almasını ve şehirlerdeki ilk perişaniyet ve dağınıklığı, köyümüzün ince ruhlu, şair mizaçlı ADİL YAZICI  şöyle  dile getiriyordu:

    ISSIZ VE GARİP KALAN ÇARDAKLI KÖYÜME

     Köyümün durumu da yürek dağlıyor

     Otlağında civar köyler yaylıyor

     Seni seven insan sana ağlıyor

     Issız kalan Çardaklıma ne dersin

 

     Taştekne'n var idi dümdüz bir ova

     Duruyor mu bilmem o Mercan Ana

     Emekliler bile gelmiyor sana

     Garip kalan köyüme de ağlarım

 

     Göllü yaylan var idi gölü kurumuş

     Suyun yerine de otlar bürümüş

     Seni seven Ağalar Beyler çürümüş

     Viran olmuş yaylıya da ağlarım

 

     Kuş dağından ötede Ağagilin bağlu(su)

     Köyümün özleminden ciğerim dağlu

     Terkedip gitti hep babası oğlu

     Garip kalmış Çardaklıma ne dersin

 

     Issız kalmış o yaylanın başları

     Çok katıydı Topturağın taşları

     Ötüyordu Karga Serçe kuşları

     Onlar bile ötmez olmuş hey köyüm

 

     Ormanda keserdim Gürgen Meşeyi

     Bulamadım sende olan neşeyi

     Görmeye değerdi Erdem Paşa'yı

     Issız kalan köyüme de ne dersin

 

     Sabahleyin horozların öterdi

     Her hanenin bacaları tüterdi

     Temiz havan suyun bile yeterdi

     Issız kalan Çardaklıma ne dersin

 

     Çardaklıyı topla bir mahalle olmaz

     Ağıllar boş kalmış koyunlar dolmaz

     Tarlalar hep boz herk'i de olmaz

     Seni ıssız koydu zalim İstanbul

 

     Unutulmaz köyüm Yunak'ta suyun

     Ambarda bitmezdi bulgurun unun

     Böyle mi olacaktı senin de sonun

     Issız koydu seni zalim İstanbul

 

     Kırkgözler'in kırkı birden akardı

     Merak eden gelir sana bakardı

     Kekik otun burcu burcu kokardı

     Issız koydu seni zalim İstanbul

 

     İstanbul'un yoktur ormanı dağı

     Bulamayız burada tereyağı balı

     Yemeklere konan da hepsi ot yağı

     Issız koydu seni zalim İstanbul

 

     Sabah olur hayvanların toplanır

     Kıra çıkar rızıklanır otlanır

     Seni seven nerde olsa dertlenir

     Garip koydu seni zalim İstanbul

 

     Köyüm mezarlığın güne bakıyor

     Ölenlerin bari rahat yatıyor

     Burada öyle değil el söküp atıyor

     Takdire layıkdır Çardaklı köyüm

10 Şubat 2014

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi muhsin.bozkurt@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Şiirleri

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.