GÜNÜN SÖZÜ

İnsan da ağaç gibi yükselmek istediği nisbette kökünü derine salmalıdır. Fredrik Nietzce

17 Kasım 2019 16:07 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Anasayfa » Aydın Gözüyle » Güncel » İsmail OĞUL » Denge-1

Denge-1
Tarih: 24 Eylül 2008 Yazar: İsmail OĞUL-Eğitimci Kategori: Güncel

Denge-1

Müslüman Açısından Dünya Ahiret Dengesi

Bir insan için üç hayat vardır.

  1. Anne karnındaki hayat
  2.  Dünyadaki hayat
  3. Ahiret hayatı

Anne karnındaki hayatın dünya hayatı açısından çok büyük önemi vardır.

Dünya hayatının da ahiret hayatı açısından önemi büyüktür.

Çocuk anne rahminde iken anne sigara, alkol vb. zararlı alışkanlarından uzak durup sağlıklı beslenirse çocuk dünyaya bedenen sağlam gelir.

Baba kazandığı paranın helal olmasına eve getirdiği ekmeği helal parayla almaya, annede helal lokma yemeye dikkat ederse çocuk bedenen sağlam olduğu gibi ruhende, ahlakende sağlam ve dürüst olmuş olur.

Böyle dinine, devletine, vatanına milletine bağlı, anne-babasına saygılı topluma faydalı dürüst insanlar için  ‘’helal süt emmiş’’ tabiri kullanılır.

Helal süt helal lokmadan, helal lokma helal kazançtan elde edilir.

Bunun tersini düşünürsek anne hamilelik döneminde zararlı alışkanlıklardan sakınmazsa, baba kazandığı paranın kaynağını sorgulamazsa sofradaki ekmeğin mideye inen lokmanın helal yada haram olduğu düşünülmezse dünyaya gelen çocuk bedenen de ruhende sakat olur.

Bu tip insanlar dinine, devletine, vatanına, milletine, anasına, babasına, büyüğüne, küçüğüne saygı duymaz, bağlı olmaz. Bugün ülkemizde beş milyon civarında özürlü çocuk varsa burada annelerinin hiç suçu yok mu? Yüzbinlerce tinerci, kapkaççı, vurgun ve soygun işleri ile uğraşan küçük büyük insan varsa burada babaların hiç suçu yok mu?

Sofraya gelen ekmek haram yoldan elde edilirse çocuk anne karnında haram gıda ile beslenirse elbette dünya hayatı da haramla günahla yanlışlarla dolu geçecektir. Bu tip insanları ifade etmek içinde “sütü bozuk” tabiri kullanılır. Sütün bozuk olması çocuğun suçu değil, ona bozuk süt emziren annenin o sütün haram gıda ile oluşmasına sebep olan babanın suçudur. Süt durup dururken bozulmaz. Yemeğe katılan zehir insanın hayatını karartır. Süte katılan haramda insanın hem dünyasını hem de ahiretini karartır.

Dünya hayatının temeli anne karnında atılır. Bu temel sağlam atılırsa, o insanın dünya hayatı için büyük bir avantaj elde edilmiş olur.

Eğer bu temel çürükse o çocuk toplum için bir afet bir bela olur.                                

Ayeti kerimde                                                                                                       

Bilinki (ahiret kazancına yer vermeyen) dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir süstür. Aranızda bir öğünüştür, Mallarda ve çocuklarda bir çoğalıştır.

Bunun misali bitirdiği bitkiler ekincilerin hoşuna giden bir yağmur gibidir. Fakat o bitkiler kurur; derken sen onu sapsarı hale getirilmiş görürsün sonrada o bir çor çöp olur.  Ahirette çetin azap vardır. Allahtan bağışlanma ve hoşnutluk da vardır.

Dünya hayatından faydalanmak bir aldanış faydalanmasından başka bir şey değildir. Ebu Hureyreden rivayet edilen bir Hadisi Şerifte de

Şunu unutmayınız ki: Allah’ı zikretmeden onun rızasına uygun işler yapmadan öğrenici ve öğretici olmadan geçirilen bir dünya hayatı ve içindekiler lanetlenmiştir.

Dünya kelimesi yakınlık anlamına gelen ‘’edna’’kelimesinin muennesidir.

Dünya karşıtı olan ahirete göre çok yakındır.

Dünya hayatı gelip geçicidir. Ahiret hayatı ise süreklidir.

Dünya hayatı bir yol  (otoban) üzerindeki tünelin içinde kalınan zaman kadardır.

Bazen tünelin ağzından bakınca öbür tarafı gözükür.

Tüneller birbirine göre bazen kısa bazen de uzun olur.

Gittiğiniz yolun uzunluğuyla kıyasladığında tünelin mesafesi çok ama çok kısa kalır.

İşte dünya hayatı da bir tünel mesafesi kadardır.

Ebedi hayatın saadeti de, felaketi de işte bu zaman diliminde kazanılır. Dünya hayatını iki kategoride değerlendirmek gerekir;

Birincisi: İman-ibadet güzel ahlak ile geçirilen bir dünya hayatı ki anne rahminde iken alınan helal gıdanın oluşturduğu helal sütü emenler dünyada böyle bir hayat sürerler.

İkincisi: Birincide sayılanlardan tamamen uzak, nefsin esiri, şeytanın can dostu olmuş, ahireti unutup kalbi ve  kafası dünya sevgisi ve hırsı ile dolu bir dünya hayatı. Ayet ve hadislerde yasaklanan bu anlayıştaki bir dünya hayatıdır.

Dünya hayatı boşverilecek, önemsenmeyecek bir zaman dilimi değildir. Bilakis özellikle müslümanlar açısından çok önemlidir. Zira hadisi şerifte; “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyurulur. Bu tarlada ilkbaharda ne ekersen sonbaharda onu biçersin. Darı ektiğiniz tarlada mısır biçemezsiniz. Bu hayatta kötülük ekerseniz ahirette iyilik (sevap) biçemezsiniz. Doğum öncesi hayat ile dünya hayatı kıyaslandığı zaman anne karnında geçen zaman, dünyada ki zamana göre otobandaki tünel gibidir. Ancak dünyanın genişliğinden, lüks ve konforundan haberi olmayan insanoğlu orayı terk edip dünyaya gelmek istemezmiş.

Dünyaya gelip bu hayattaki rahatlığı cazibeyi gören bir insan önceki hayatına elbetteki dönmek istemez. Dünya hayatı ahiret hayatı ile kıyaslandığı zaman aynı özelliği gösterir.

Dünyada ki lüks ve konforu görüpte cennetteki nimetlerden haberi olmayan insan dünyadan ayrılmak istemez, ölüm ona acı ve ürpertici gelir. Ama ölüm kaçınılmazdır. Dünyada Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşayıpta ölünce cennete giden bir müslüman oradaki nimetleri köşkleri, sarayları, hurileri görünce dünyadaki nimetler ve güzelliklerin cennettekiler yanında bir kıymet ifade etmeyeceklerini anlayınca orayı bırakıp tekrar dünyaya dönmek istemez.  Dünya ile cennet kıyaslandığında cennet dünyaya göre kıyas kabul etmez.

Peygamberimiz (SAV) bir hadisi şerifinde;

“Dünya (ahiretteki makamlara göre) müminin zindanı, kâfirin cennetidir.“ Çünkü kafirin gördüğü göreceği bu dünyadaki güzelliklerdir. Ahiretteki yerini ise vardığında görür. 

Müslümanın dünya hayatı ile kâfirin dünya hayatı birbirinin aynısı olamaz. Müslüman söz ve fiiliyatında sadece dünyayı düşünerek hareket etmemeli, karar vermemeli bilakis dünyayı düşündüğü kadar ahireti de düşünmeli ona göre hareket etmelidir. Hak ve hukuka saygı gösterip helale harama dikkat etmelidir.

Maalesef bugün müslümanlar hak ve hukuka saygı yönünden gayri müslimlerden çok geridedir. İbrahim Ethem hazretleri bu durumu şöyle ifade ediyor.

Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden

Dünyada gitti dinde gitti elimizden.

Allah bizi böyle bir duruma düşmekten korusun.

Dengeyi iyi sağlayıpta dünyayı da ahireti de kaybetmeyelim.

Yoksa altı uçurum.   

24 Eylül 2008

Yazi ile ilgili görüş ve önerilerinizi ismailogul@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Bütün Yazıları

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.