GÜNÜN SÖZÜ

'İster oğlum, ister yakınım veya akrabam olsun; ister yolcu, geçici, ister misafir olsun; kanun karşısında benim için bunların hepsi birdir; hüküm verirken, hiçbiri beni farklı bulmaz.'//Yusuf Has Hacib

 

 

23 Ocak 2019 21:00 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Röportaj

Gazetemiz Yazarlarından Emekli Yarbay, Kıbrıs Gazisi ve Yazar Atilla Çilingir ile On Üçüncü ve ‘Roman’ Türündeki ilk eseri O GECE Hakkında Konuştuk.
Tarih: 20 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çilingir Ben Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayrıldığım yıl olan 1990'dan beri yazıyorum. Yaşadığım gerçekleri yazıya dökmek, insanlarla paylaşmak, yazdığım gerçeklerden özellikle genç nesillere ders niteliğinde mesajlar verebilmeyi çok önemsiyorum. Bu tercihim, benim için hem zamanın en olumlu değerlendirmesi de oluyor. Hem de yazdıklarımın telif geliriyle açmış olduğum Bilgisayar sınıfı, kütüphaneler çocuklarımız için de önemli bir kazanç oluyor. Böylece ömrümü de boşa geçirmemiş oluyorum.

 

 

Devamı »

Makine Mühendisi, İktisâdî İşletme Uzmanı, Müellif ve Mütefekkir Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan ile Ülkemizde Kirlenmelinin Boyutları Hakkında Konuştuk.
Tarih: 13 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan: Tüketim çılgınlığı, ister gelişmiş, isterse gelişmekte olsun bütün ülkelerde, savurganlığa dayanan gösteriş ekonomisinin ana sürükleyici gücü haline geldi. Savurgan, açgözlü ve gösteriş tutkunu kitleler, tüketim ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor. Üretim ve tüketim yarışı sırasında değişik biçimlerde ortaya çıkan baca gazları, teneke kutular, pet şişeler, kimyevî atıklar, plastik torbalar, egzos gazları ve ambalaj malzemeleri; denizleri, gölleri, nehirleri, ovaları, ormanları ve havayı büyük ölçüde kirletiyor. Büyük şehirlerin çevresinde büyük çöp dağları oluşuyor. Tüketim kültürünün tabîi sonuçları olan fizikî ve kimyevî artıklar, çevreyle birlikte bütün canlıların varlığını tehdit ediyor.

 

 

Devamı »

Millî varlığını, yüzlerce yıllık kültür temelleri üzerine oturtarak koruyabilen Irak Türklerinin Edebî değerlerini; şair ve tiyatro sanatkârı, kültür tarihçisi Salah Nevres İle konuştuk.
Tarih: 06 Ocak 2019 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Şiir, hikâye, roman ve diğer türleriyle genel anlamda edebiyatın Irak Türkmen kültürü içindeki yerini değerlendirir misiniz?

Salah Nevres: Irak Türkleri Türkmen Kültürü içinde edebî türlerin yerini açıkça değerlendirmek için tarihî bir girişe işaret etmek yerinde olur.

16. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı topraklarına katılan Irak, Osmanlı Türk nüfuzuna girmiştir. Örnek olarak, o dönemde Türk şiirinin babası sayılan Fûzûlî'nin yetişmesi, Irak'ta Türk dilinin ulaştığı seviyeyi göstermektedir. Fûzûlî'nin ortaya çıkışı, Irak'taki Türkmen kültür tarihinin yanı sıra Türk edebiyatı açısından bir dönüm noktası sayılmaktadır.

 

 

Devamı »

İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Faruk Beşer ile  İslamiyet’te çok sorulan, merak edilen konuları konuştuk:
Tarih: 30 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Bâzı Müslümanlar; 'Peygmber (sav) Efendimiz' veya 'evliyalar hürmetine' sözleriyle başlayarak Cenab-ı Allah'tan niyazda bulunuyorlar. Bu davranışın yanlış olduğunu söyleyenler yanında 'mahzuru yoktur' diyenler de var. İşin doğrusunu sizden öğrenebilir miyiz?

Prof. Dr. Faruk Beşer: Bu harekete; 'tevessül' denilmektedir. Tevessül; 'vesile edinme' demektir. Kuranı Kerim'de Allah (cc) kendisinden yardım dilemek için müminlerin bir vesile edinmelerini emreder: 'Ey müminler, Allaha karşı takvalı olun ve ona vesile arayın. Ve onun uğrunda cihad edin ki, felah bulasınız.' Der. (5/35) Buradaki vesilenin, bir şey istemeye yüzünün olabilmesi için yapılacak ibadetler, hayır ve hasenat olduğu söylenir. Bunu anlatan bir ayeti kerime de vardır: 'Ey müminler, Allah'tan sabır ve namazla yardım dileyin.' (2/153) Demek ki, sabır ve namaz birer vesiledirler.

 

 

Devamı »

Dr. Öğretim Üyesi GÖKTAN AY ile Akademisyenlerin Problemleri ve Çözümlerini Konuştuk.
Tarih: 25 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Felsefecilerin yorumu farklı... Peki, Efendim, 'Liyakat'in tespiti hususunda bir kıstas belirlenebildi mi? Belirlendi ise özetlemeniz mümkün mü?

Dr. Ay: Liyakat, bir işe; 'lâyık olma, yaraşma, yaraşırlık, uygunluk, yeterlilik' demektir. Yani, akademisyenin ilk unvanı / kişisi olan Araştırma Görevlisinden itibaren; akademisyenliğe yatkın olmayan, üretemeyeceği belli olan, araştırmayı sevmeyen, öğretmeyi-sabrı dikkate almayan, kişilik bozuklukları olan kişilerin akademisyen olmasının, yükselmesinin, unvan almasının engellenmesidir. Liyakat; her makam ve görev için vazgeçilmezdir. Ve kurumları sağlam bir yapıya kavuşturmanın da ilk şartıdır.

 

 

Devamı »

‘Dinimiz, bayanlara okuma yazma öğrenmeyi ve ilim tahsil etmeyi yasaklamamıştır.’ Yrd. Doç. Dr. AHMET VEHBİ ECER ‘Saliha Hanımlar’ı Anlatıyor…
Tarih: 16 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ecer: Elbette! Nahl süresi 97. ayette; 'Kadın - erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Sevaplarını yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.'

Ahzab süresi 73. ayet: 'Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah'a ortak koşan erkek ve kadınlara azab verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.'

Âl-i İmran süresi 195. ayet: 'Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun kadın olsun iş yapanın işini boşa çıkarmam.'

Nisa süresi 124. ayet: 'Erkek veya kadın mümin olarak kim yararlı işler işlerse, onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.'

 

 

Devamı »

Sağlıklı Yaşamak İsteyenler! Dr. Oğuz Paköz Sizlere Sesleniyor: Ağrı Kesiciler ve Antibiyotiklerden Uzak Durunuz!
Tarih: 09 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Ağrı kesici ilaçlar çok kullanılıyor. En çok da baş ağrısı için kullanılıyor. Herkesin başı, zaman zaman, bilinen veya bilinmeyen sebeplerle ağrır. O sebepler neler olabilir?

Dr. Oğuz Paköz: Baş ağrısının bilinen yüzlerce sebebi var. Ancak bu bilinen sebepler yaşanılan baş ağrılarının ancak % 10'u kadardır. Çoğunlukla baş ağrısına bir sebep bulunamaz. Bir sebep bulunamayan baş ağrıları hastalık olarak kabul edilmekte sebebe bağlı olan baş ağrıları ise semptom (belirti) olarak kabul edilmektedir. Bir iki saat süren baş ağrıları olduğu gibi günlerce süren baş ağrıları vardır. Baş ve boyun yaralanmaları, beyin hastalıkları, kafa içi basıncının artması,  sinüzit ve çeşitli enfeksiyonlar1 baş ağrısına sebep olabilirler.

 

 

Devamı »

Din Sosyolojisi Ana İlim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Coşkun İle Türkler ve İslâmiyet hakkında konuştuk.
Tarih: 02 Aralık 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Türklerin İslâmiyet'i kabul etmeleriyle sosyal hayatlarındaki kazançları ve kayıpları neler olmuştur?

Prof. Dr. Ali Coşkun: Türkler İslâmiyet'i kabul etmekle şehirli ve ticârî bir din olan İslâmiyet'in bu özelliklerine ayak uydurmuşlar göçebe ve tarım toplumu özelliklerini hızla değiştirmişlerdir. Gerçekten de İslâmiyet'in ritüelleri(*) yerleşik bir hayatı belli bir ölçüde gerekli kılmış ve Türkler hızla yerleşik hayata adapte olmak durumunda kalmışlardır. Ayrıca yayılmacı ve sürekli batıya göç politikası takip eden Türklere İslâmiyet bu süreci hızlandırma fırsatı vermiştir. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi(*) de cihanşümul bir din olan İslâm'la birlikte Osmanlı gibi bir devlet ve medeniyetin vücuda gelmesine yol açmıştır. Gerek inançları gerekse örf ve âdetleri İslâm'la büyük ölçüde örtüşen Türkler sosyal hayatlarında önemli bir kayıpla karşılaşmamışlar hatta çok sayıda iyi hasleti daha da geliştirme imkânı bulmuşlardır.

 

 

Devamı »

 Eğitim Danışmanı YASEMİN BALCI YAĞLIKÇI Hanımefendi ile Ebeveynlik Becerileri, Bilinçli Farkındalık ve Çocuklarla Oyun Oynamanın önemi hakkında konuştuk.
Tarih: 25 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Bilinçli Farkındalık kavramı hakkında açıklayıcı bilgi lütfeder misiniz?

Yağlıkçı: Dikkati bedendeki hisleri ve zihindeki düşünce ve duyguları, yargılamadan sebeplerini araştırmaksızın ve direnmeden kabul ederek yöneltmek diye tanımlayabiliriz.

Düzenli bilinçli farkındalık uygulamalarının stres, kaygı, depresif ruh hali3, uyku problemleri, yüksek tansiyon, fizikî acı ve tükenmişlik hissini azalttığını, huzur hissi, hâfıza, enerji, bağışıklık sisteminin gücünü,  duygu yönetimini,  problem çözme becerilerini, zekânın işleyişiyle alâkalı yetenekler ve odaklanma süresini arttırdığını gösteren sayısız araştırma mevcut.

 

 

Devamı »

Fanatik Ermenilerin Yalanlarını Araştıran Kenan Mutlu Gürses Sözde Ermeni Soykırımını Tanımaya Soyunan Yeni Zelanda’yı Anlattı.
Tarih: 18 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

'Bu sıradan veya önemsiz bir mesele değil. Yeni Zelandalıların tarihleriyle ilgili anlayışlarını ve dünyada ki yerlerini derinden etkileyen bir meseledir. Dahası, Türk hükümetinin Anzak Günü kutlamaları başladığından beri, Yeni Zelanda hükümetine [sözde]soykırımı tanımalarına engel olmak için şantaj yaptığını da herkesin önünde savundum. Bu şantaj ve suiistimalden başka bir şey değil ve Yeni Zelanda, Avustralya ve Türkiye arasındaki ilişkiler Türkiye'nin inkârcılığı yüzünden zehirli hale geldi.'

 

 

Devamı »

Fanatik Ermenilerin Yalanlarını Araştıran Kenan Mutlu Gürses Sözde Ermeni Soykırımını Tanımaya Soyunan Yeni Zelanda’yı Anlattı.
Tarih: 14 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kenan Mutlu Gürses: Türkiye'nin içine düşürüldüğü girdaptan nasıl çıkacağı konusunda, hep birlikte düşünmemiz, var gücümüzle çabalayarak, siyâsî ve ekonomik kuşatılmışlıktan kurtulmamız gerekmektedir. Doğrusu şu ki dış politikada yapılanlar, yapılmayanlar ve dahası yapılamayanlar insanı karamsarlığa sürüklemektedir.

Devamı »

Konaklar Mahallesi Muhtarı ASLI AKYÜZ Hanımefendi ile ülkemizin sorumlu ve fakat yetkisiz mülkî âmirlerinin meselelerini konuştuk. Çok önemli iki teklifi gündeme getirdi.
Tarih: 04 Kasım 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kütüphane kuruluşu fikri mahalle sakinlerimizin profilinden doğdu diyebiliriz. Mahallemiz sakinleri, okumayı çok seven, eğitim seviyesi yüksek, aydın, bilgili kişilerden oluşuyor.  Çok çeşitli ve çok değerli kitaplar geldi. İlk basım romanlar, çocukluğumuzdaki cep fotoromanlar, artık nostalji olan ansiklopedi çeşitlerine varana kadar her türlü kitap var. Bazısı çok zor vedalaştı kitaplarıyla ama burada bir kütüphane fikri ve faydalanılacak olması onlara çok cazip geldi.

 

 

Devamı »

Yazar Oğuzhan Cengiz’le, ‘Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük’  İsimli Kitabı Hakkında Konuştuk.
Tarih: 28 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Tarihin ilk çağlarında milliyetçilik, daha geniş topraklara sâhip olmak, daha kalabalık insanlara hükmetmek, hükmettiği insanlara güven, refah ve huzur temin etmek, savaşmak ve zafer kazanmak olarak algılanıyordu. Bunların hepsi 'güçlü olmak, daha güçlü olmak, en güçlü olmak' ihtirasına dayanan düşüncelerdi. Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey'in, 1055 yılında Abbasî halifesi Kaim Biemrillah ile görüştükten sonra milliyetçilik düşüncesi İslâm'a hizmet düşüncesiyle birleşti. Osmanlı döneminde aynı düşünce, fetih mücadeleleriyle bir arada devam etti. Osmanlı Cihan Devleti'nin son dönemlerinde bilhassa, Balkan Savaşları'ndan sonra devletin bekası meselesi milliyetçilik düşüncesinin temelini oluşturdu. Milliyetçilik düşüncesini kültür kavramı ile birleştiren ilk kişi Ziya Gökalp oldu. Milliyetçilik, Türk kültürünü korumak ve geliştirmek olarak kabul edildi.

 

 

Devamı »

‘Değerlerine Sâhip Çıkmayan Milletler Değersiz Kalır.’  Gayr-ı Resmî Tarihimizin Mümtaz Müellifi ZİYA NUR AKSUN…
Tarih: 21 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Hatıra yazmanın faydalı ve mahzurlu tarafları hakkındaki düşüncelerinizi lütfeder misiniz?

Aksun: Hatıra yazmak elbette yararlı, hatta belki de gerekli. Geçmişe ışık tutan geleceğe kalacak bilgilerin, bire bir yaşanmışlıkların ayak izleri onlar. Kaçınılmaz olarak az veya çok sübjektif olmaları, artık hayatta olmayanları cevap hakkından yoksun bırakmak, yaşayanlarla da polemiğe girmek gibi sakıncaları olsa da ilgiyle ve kolayca okunan yararlı bir tür olduğu kanaatindeyim. Söylendiğine göre, çok da rağbet görüyorlarmış.

 

 

Devamı »

‘Aile Bağı, En Yüce Duyguların Membaıdır.’  İyilik Meleği, Zarif Hanımefendi Belma Aksun,   Ve… Erken Kaybettiğimiz Büyük Dehâ Ziya Nur Aksun…
Tarih: 14 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Mütevazı bir memur ailesiydi bizimki. Ama birbirlerine sevgi, saygı bağıyla bağlı, geçimli, çok huzurlu, mutlu bir aileydi... Ağabeyimle ben evin en küçükleri, çocukları olmanın saltanatını sürdük. Çok sevildik, nazlandık, şımartıldık ama hiçbir zaman, o her istediği yapılan, yapılmayınca ter ter tepinip, salya sümük ağlayan "Çingene nazlıları" olmadık. Söz gelimi sokakta, çarşıda pazarda her gördüğünden isteyen, alınmayınca huysuzluk eden bir çocuk olmadık. Sokakta bir şey istenmeyeceğini bilirdik, istemezdik de.

 

 

Devamı »

Türkistan’dan Anadolu’ya ve Balkanlara Yayılan İslam Nuru
Tarih: 07 Ekim 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu:Anadolu'nun ve Rumeli'nin Türkleşmesi ve Müslümanlaşmasındaki rolü hakkında neler söylenebilir?

Aslıyüce: Doksan dokuz bin öğrenci yetiştirdiği kaynaklarda ifade edilen Hoca Ahmed Yesevî, daha hayatta iken kendilerinden yakınlık gördüğü halifeleriyle bir gün erenler meclisinde otururken, ocakta yanan odunları erlik kuvvetiyle sallayıp, ufuklara doğru fırlattı. Her biri Anadolu'da ve diğer bölgelerde kendi yerini buldu, düştüğü yerde yeşerdi. Köklendi, dal budak saldı. Erenler sofrasındaki erler, Türkistan'da yanan ocağı Anadolu'da ve diğer bölgelerde tüttürmek ve söndürmemek için yollara döküldü.

 

 

Devamı »

Orta Asya, Orta Çağ ve Genel Türk Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ile Hazar Devleti’ni ve Bulgar Türklerini Konuştuk.
Tarih: 23 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Hazar Hakanlığı ne zaman kuruldu?

Prof. Taşağıl: Hazar Hakanlığının gerçek kuruluşu 630 yılındadır. Bu tarihte doğuda Göktürk devleti fetret devrine girince, Hazarlar bağımsız kaldılar. Hazar-Bizans ortak hareketinin neticesinde Sasanî İmparatorluğu zayıfladı, arkasından İslâm kuvvetleri tarafından yıkıldı. İslâm kuvvetleri Kafkaslarda Ermenia bölgesine ilerleyince, Hazar-Bizans dostluğu daha da arttı. 685-695 yıllarında Bizans tahtında oturan İmparatorlar İkinci Justinianus ve 741-775 yılları arasındaki Bizans imparatoru Beşinci Costantinus, Hazar prensesleri ile evlendiler. Costantinus'un Hazar prensesi Çiçek'den doğma oğlu Dördüncü Leon 775-780 yıllarında Bizans tahtında oturdu. Hazar Leon olarak tanınmıştır. Bizans imparatorları çoğu zaman kendi iç ve dış meselelerinde Hazarların yardımını sağlamaya çalıştılar. Sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda Hazar Hakanlığı genişleyerek Doğu Avrupa'nın en önemli devleti oldu.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. Tamilla Abbashanlı Aliyeva ile Türkçemizin Meselelerini Konuştuk.
Tarih: 16 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Tamilla Aliyeva: Bahtiyar Vahabzade Lâtince hakkında diyor ki: 'Ölü dil. Halk yoktursa dili de ölmüştür.' Buradan hareketle; 'Dil ölürse, o dili konuşan millet de ölür.' Hakikatine ulaşılır. Dil ve milleti bir birinden ayırmak olmaz. Millet kendini yaşatmak için dilini koruyacak.  Dilin elden giderse,  sen de yok olacaksın... Milletin dilini al veya milleti öldür... Fark etmez. İkisi de aynı kapıya çıkar. Diyorlar ki: 'Bir milleti tarih sahnesinden silmek istiyorsan, dilini yasakla. Millet tedricen eriyip yok olacaktır. Evet, İnsan topluluklarını millet hâline getiren dildir.'

 

 

Devamı »

Doğudan Doğan Kültür ve Sanat Güneşi: Kahramanmaraş’ın, Alkışı Hak eden Alkış Dergisi
Tarih: 09 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Tıp doktorusunuz. Kültür ve sanat meseleleriyle de yakından ilgileniyorsunuz...

İnsanlarımızın okuma alışkanlığı konusundaki değerlendirmenizi lütfeder misiniz?

Dr. Paköz: 1960'lı 1970'li yıllarda orta öğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin en büyük harcaması kitap için olurdu. Öğrenci yurtlarında gerek kitaplar gerekse görüşler saatlerce tartışılırdı. O davranış teröre ve anarşiye kurban edildi. Oysa sivrisinek mücadelesi için göllerin kurutulması gerekmezdi. O günkü yoğun okumalar şimdi de yapılmaktadır ama oran olarak görece olarak daha az bir kesimce yapılmaktadır.  Görsel basın, akıllı (!) telefon ve televizyon yeni kuşak için daha cazip gelmektedir. Bu durumun düzeltilmesi için elbirliği ile çabalamamız gereklidir.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. Uğur Türkmen ile Kültür Üzerine Röpörtaj
Tarih: 03 Eylül 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Bireyler ve toplumlar müziği bir kültürleme, terbiye ve eğitim aracı olarak görmüşler ve bu yönde çabalar göstermişlerdir. "Almanlar büyük tarihçi ve aynı zamanda bir moralist olan Guizot'un şu sözünü hayata geçirmek için büyük çaba göstermişlerdir. O şöyle der: "Musiki ruha hakiki bir kültür veriyor ve milletin terbiyesinde âmil oluyor"

 

 

Devamı »

Kahve Yemen’den, İkramdaki Zarafet ve Asalet Türk’ten Gelir! Tıp Tarihi Uzmanı Prof. Dr. AYTEN ALTINTAŞ ile Kahve Üzerine Sohbet 2
Tarih: 20 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Kahvenin, kahvaltıdan veya yemekten ne kadar zaman geçtikten sonra içilmesi gerektiği de Osmanlı hekimleri tarafından söylenmiş mi?

Prof. Altıntaş: Sorunuzu, Bedreddin el-Kûsûnî şöyle cevaplamıştı: 'Tabipler gıda akabinde içilecek şeylerin istimalini menetmişlerdir. Yemeğin hemen arkasından bir şeyler içmekle hazım zarara uğrar ve midede gıdanın çiğ kalmasına ve hazımdan evvel geçip gitmesine sebep olur.

Yalnız içilen şeyler hususiyle kahve gibi hazım işlemine yardımı olan meşrublar (içecekler) gıdaların çiğ kalmasına sebep olmayacak derecede az miktarda olmak şartı ile nafidir. (faydalıdır) En doğrusu kahve gıdanın sonunda hazım başladığı vakit içilmelidir'. Kahve hazma yardım ettiği için yemekten hemen sonra içilmesi uygun görülüyordu.

 

 

Devamı »

Tıp Târihi Uzmanı Prof. Dr. AYTEN ALTINTAŞ ile Kahve Üzerine Sohbet 1
Tarih: 12 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Şöhreti dünyaya yayılan Türk Kahvesi'nin kısa bir tarihi ile sohbetimize başlayabilir miyiz Efendim?

Prof. Dr. Ayten Altıntaş: Kahvenin ortaya çıkışı ve geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlaması1450'li yıllarda Yemen'de başlar. Kahvenin tarihini o zamanın belgelerine dayanarak inceleyen tarihçilerin ortak fikirlerine göre; Kahve 15. yüzyıldan itibaren Sûfî guruplar tarafından tanınmış 'uykuyu kaçırıcı' etkisinden dolayı içilmiş ve 20 sene gibi kısa bir sürede Hicaz'da, Mısır'da ve Şam'da kullanılır hâle gelmiştir.

 

 

Devamı »

Sosyolog Prof. Dr. MAHMUT ARSLAN ile Sohbet: Vatan – Millet Şuurunun Oluşmasında Dinin ve Dilin Önemi
Tarih: 05 Ağustos 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Bir sohbetimizde:  'Milliyetçilik, 'biz' şuurunun en yoğun hâlidir. Orada siz kendinizi milletinize ait hissedersiniz. Gerekirse o milletin menfaati için kendinizi feda edersiniz.' Demiştiniz.

Feda etme kavramının içerisinde üstün görme kavramı olmasa gerek. Üstün görme kavramı biraz faşizme yahut şovenizme daha yakın olan bir konu değil mi?

 

Prof Dr. Mahmut Arslan: İnsanın kendisini, milletine feda etme derecesinde kendisini o millete ait hissetmesi başlı başına diğer milletlerden üstün görmesine çıkar.

 

 

Devamı »

‘Özel ihtiyaç sâhibi çocukların eğitimi’  Eğitim, Kültür, Sanat Yazarı, İletişim Uzmanı Dr. Göktan Ay ile bu mühim meseleyi konuştuk.
Tarih: 15 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: 'Özel ihtiyaç sâhibi çocuklar' hangi haklara sahipler?

Dr. Ay: Ülkemizde, özel ihtiyaç sâhibi çocuklar, diğer çocuklarla 'eşit haklara sâhiptirler.' Mevzuatda;  her açıdan eğitimi yâni rehabilitasyon (iyileştirme) ve eğitime ilişkin çeşitli hükümler bulunmaktadır.  Beynelmilel ilke olarak Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na üye ülkelerde olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde de açıkça ifâde edilmektedir.   Toplumuzda engelli, özürlü olarak nitelendirilen öğrencilerin; öğrenme, beceri kazanma, yaşama, eğitim haklarının, diğer çocuklar gibi olması gereklidir. Özel eğitim; 'özel eğitime muhtaç çocukların eğitimleri için özel olarak yetiştirilmiş personel ve geliştirilmiş eğitim programları ile bu çocukların özür ve özelliklerine uygun ortamda gerçekleştirilen eğitim' olarak târif edilmektedir.

 

 

Devamı »

Emekli Kurmay Albay, Doç. Dr. Hasip Saygılı Dikkatlere Sunuyor: ‘Asker Alma Sistemi, Türkiye’nin Beka Meselesi ile Doğrudan Bağlantılıdır.’
Tarih: 08 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ekonomik, sosyal ve siyasî nüfuzu yüksek aile çocuklarının da cüzi bir kısmının olsun üniformalı olarak çatışma ve harekât bölgelerinde görev yapması fikrimizce kesin bir ihtiyaçtır. Buna yanaşılmayıp, 'şehadeti kutlu olsun' söylemlerine devam edilmesi bir müddet sonra dinin yurt savunmasında adaletsizliğe gerekçe olarak kullanıldığı algısı yaratabilir. Bunun vebali büyüktür.  Sabah akşam tarihi ile kendimizden geçerek övündüğümüz Osmanlı'nın klasik devirde padişahın, bazen şehzadeler ve daima yüksek nüfuz sahibi aile ileri gelenleriyle sefere çıktığını unutmayalım. Sultan Murad Hüdavendigâr'ın Kosova'da muharebe meydanında şehit düştüğünü (1389),  Gazi Süleyman Han'ın Zigetvar düşerken ecel şerbetini içtiğini (1566) bu çerçevede hatırlamak uyarıcı olmalıdır.

 

 

Devamı »

Prof. Dr. İbrahim Ortaş Yardımcı Doçentlik ve Üniversitelerimizin Problemlerini Anlattı
Tarih: 01 Temmuz 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. İbrahim Ortaş: 1933 Üniversite Reformu ile ülkemizde öğretim üyesi olarak doçent, profesör ve ordinaryüs profesör unvanları oluşturulmuştu. Ancak daha sonra ordinaryüs profesör unvanı kaldırıldı. 1981 yılında, 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) kanunu ile Amerikan üniversite modelindeki 'Asistan Profesör' unvanına denk gelen Yardımcı Doçentlik kadro unvanı modeli benimsendi. ABD sisteminde Yard. Doç. sürekli bir kadro değil. Belirli süre ile görev alır ve doçentliğe hazırlanma süreci tanınmış araştırmacı konumundadır.

 

 

Devamı »

Felsefe Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Çevre Felsefesi ve Ahlâkı Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Özdemir ile Çevre Meselelerini Konuştuk.
Tarih: 24 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Çevre problemleri konuşulurken sıkça kullanılan bir tabir var: 'Sera etkisi'... Asıl konumuza girmeden önce sera etkisi hakkında bilgi lütfeder misiniz?

Prof. Özdemir: Başta karbondioksit olmak üzere bazı atmosferik gazlar sera camının etkisini andırır bir etkiye sahiptir. Işığı geçirir ama ısıyı içerde tutar ve ısı artışına yol açar. Atmosfer ile yer arasındaki ısı dengesi, sanayileşmedeki ve fosil yakıtların3 yanmasındaki artıştan kaynaklanan atmosferik karbondioksit artışlarından etkilenir. Bu ise, atmosferdeki ortalama ısıyı yükseltir. Bu gelişmenin, buzulların erimesi ve okyanusun yükselmesi gibi geniş kapsamlı neticeler doğuran iklim değişmelerine yol açmasından korkulmaktadır.

 

 

Devamı »

İstanbul Müftülüğü Baş Vaizi Mustafa Akgül; Zekât İbadetini Anlattı.
Tarih: 17 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Akgül: Fakirin Müslüman olması kâfidir. Yâni abdestinde namazında olması, içki-sigara içmiyor olması şart değildir. Ancak bir Müslüman 'ben zekâtımı, abdestinde namazında olan bir fakire vermek istiyorum' derse onun bu tercihine de saygı göstermek gerekir. Fakat şu unutulmamalıdır: içki, kumar vs. gibi haramlardan doğan borçlar zekât parasıyla ödenemez. Verilen zekâtın içkiye verilme ihtimali başka, içkiden doğan borcun zekâtla ödenmesi başka bir şeydir.

 

 

Devamı »

İstanbul Müftülüğü Baş Vaizi Mustafa Akgül; Zekât İbâdeti’ni Anlattı.
Tarih: 03 Haziran 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Zekâtın ibâdet olduğu bütün Müslümanlar tarafından bilinir. Fakat zekâtın husûsiyetleri hakkında bilgi sâhibi olanlar, ibâdet olduğunu bilenlerden azdır. Sizinle Hocam, bu konuyu konuşmak istiyorum. Umûmî bir değerlendirmenizle başlayabilir miyiz? Mustafa Akgül: Ağacı budamak, eksiltmek değil, onu verimli kılmaktır. Zekât da malı verimli kılar. Ayrıca zekât, verenin öğünmeyeceği, alanın yerinmeyeceği güzel bir alışveriştir. Zekât, fakirle zengin arasındaki uçurumu kaldıran bir ibâdettir.

Devamı »

Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim Üyesi İlâhiyatçı Prof. Dr. ABDULHÂKİM YÜCE ile DİNDE İHLAS, SAMİMİYET ve RİYA1 Hakkında Konuştuk.
Tarih: 27 Mayıs 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Abdulhâkim Yüce: Samimiyet kelimesi, içtenlik, candan davranmak, art niyetsizlik, menfaatsizlik, riyasızlık, açık yüreklilik, senli benli olmak gibi anlamlara gelir. İslam kültüründe konu daha çok ihlâs kavramı ile dile getirilmiştir. Bunun zıddı da 'riyâ'dır.

Bilindiği gibi ihlâs; 'doğru, samîmi, katışıksız, dupduru; riyâdan uzak olma ve kalbi bulandıracak şeylere karşı kapalı kalma, kapalı yaşama veya gönül safveti2, fikir istikameti, Cenab-ı Allah ile münâsebetlerinde dünyevî gayelerden uzak kalma ve tam bir sadakatle kullukta bulunma' şeklinde yorumlanmıştır.

 

 

Devamı »

Asırlık Müzik Çınarımız Bozkurt İlham Gencer ile Hoş Bir Sohbet
Tarih: 13 Mayıs 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ben, ülkem ve milletim aleyhinde faaliyet gösteren, taşkınlıklar yapan gençlerin teşvik edilmesinden rahatsız olmuştum. Bir de 'kırmızı ceket' ve 'caz sanatkârı' ifadelerini duyunca, çok üzüldüm. Taksimde, açık hava basın toplantısı düzenledim. Orada; 'Hayır! Yok öyle bir şey, caz sanatkârları içinde komünist yoktur, tevkif edilen de yoktur. Bunlar tertiptir, komünistlere arka çıkmaktır...' Dedim. Bunun üzerine solcu gençlerin hücumuna maruz kaldım. Beni tartakladılar. Vatandaşlar araya girmeseydi, beni linç edeceklerdi. Bana isnat edilen suç; 'meslektaşlarım arasında komünist yoktur' demiş olmaktı.

 

 

Devamı »

 Edebiyat Fakültesi Târih Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Ayşe Kandemir’in, Ermeni Meselesi Hakkındaki Dikkat Çekici Yorumları
Tarih: 29 Nisan 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Ayşe Kandemir: Bendeniz, asıl ilgi alanı Osmanlı sosyal târihi olan bir târih öğrencisiyim. Öncelikle her ne kadar sosyal târih desek de siyâsî ve soysal olayları bütünüyle birbirinden ayıramayacağımızı belirtmeliyim ki biri olmadan diğerinin olamayacağı aşikârdır. Ermeniler çok milletli bir İslam devleti olan Osmanlı'nın hem siyâsî hem de sosyal hayatında var olmuş, hatta yüksek kademelere kadar çıkabilmiş bir millettir. Yüzlerce yıl süren ortak hayatın savaş döneminde sona ermesini, bağımsızlık düşüncesinin yayılması gibi sebeplerle açıklayabiliyoruz. Fakat ardından yaşandığı iddia ettikleri olayları -sözde Ermeni soykırımını- anlamak ve açıklamak ise oldukça güç.

 

 

Devamı »

Müzikbilimci, İletişim uzmanı, MÜZDAK Başkanı Dr. Öğr. Üyesi GÖKTAN AY Beyefendiyle, tertiplemiş olduğu 25. İSTANBUL TÜRK MÜZİĞİ FESTİVALİ hakkında konuştuk.
Tarih: 15 Nisan 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Bu faaliyetlere başlarken hedefiniz ne idi, ne kadarına ulaştınız?

Dr. Ay: Maksadımız; ülkemiz insanlarının gönlünde yasayan; halk oyunları, halk müziği ve sanat müziği ürünlerini, gelenekselden faydalanılarak yapılan yeni çalışmaları; âşıkları, bestecileri, şarkıları, türküleri, yorumcuları, sanatkârları bir bütün hâlinde ve kaliteli bir şekilde halkımıza en iyi şekilde sunmaktı. Müzik Dernek/Vakıfları'nın, sanatkârların, sanat insanlarının, sponsorların ve bizleri yalnız bırakmayan sanatseverlerin sâyesinde, başardığımıza inanıyoruz.

 

 

Devamı »

(Ebediyete intikalinin 21. Yıldönümü vesilesiyle) ÜLKÜCÜ HAREKET’in önde gelen isimlerinden OĞUZHAN CENGİZ, Lideri ALPARSLAN TÜRKEŞ’i Anlatıyor.
Tarih: 08 Nisan 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Cengiz: Talat Aydemir, Faruk Ateşdoğlu, Dündar Seyhan, Orhan Kabibay, Faruk Güventürk gibi isimlerden oluşan çekirdek kadronun, ihtilalden sonra devletin yönetimini, İsmet İnönü'ye teslim edeceğini öğrenir. Bu düşüncenin gerçekleşmesini önlemek maksadıyla kadronun içerisinde yer almaya karar verir ve hatta fiilî liderliği üstlenir. Nitekim İhtilal başarıya ulaştıktan sonra, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın istifa etmesi, Türk milleti tarafından çok sevilen Adnan Menderes'in Cumhurbaşkanlığına getirilmesi gerektiğine dair bildiri kaleme almıştır. Ancak bu bildiri, İhtilal Komitesi'nin başına getirilen Cemal Gürsel tarafından değiştirilmiştir. Daha sonra da, bilindiği üzere Türkeş ve 13 arkadaşı, Komite'den uzaklaştırılmış, ülke İnönü'nün tavsiyeleri doğrultusunda yönetilmiştir, türlü zorlamalarla, İnönü'nün başbakan olması temin edilmiştir.

 

 

Devamı »

Türkistan’dan Anadolu’ya ve Balkanlara Yayılan İslam Nuru Hoca Ahmed Yesevî Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ERDOĞAN ASLIYÜCE ile  Pir-i Türkistan HOCA AHMET YESEVİ Hakkında Konuştuk.
Tarih: 01 Nisan 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Giriş mahiyetinde Hoca Ahmed Yesevi'yi okuyucularımıza tanıtır mısınız? Erdoğan Aslıyüce: Anadolu coğrafyasında olduğu gibi bütün Türk Dünyası'nda da tesirleri yüzyıllardır devam eden ve pek çok bağlıları bulunan Hazreti Türkistan-i Hoca Ahmed Yesevî 12. yüzyılda yaşamış olmasına rağmen asırlardır Türk Milleti'nin gönlünde taht kurmuş ilk Türk mutasavvıfıdır.

 

 

Devamı »

Din Sosyolojisi Ana İlim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Coşkun İle TÜRKLER VE İSLÂMİYET hakkında konuştuk.
Tarih: 28 Mart 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Türklerin İslamiyet'i kabul etmeleriyle sosyal hayatlarındaki kazanımları ve kayıpları neler olmuştur?

Prof. Dr. Ali Coşkun: Türkler İslamiyet'i kabul etmekle şehirli ve ticari bir din olan İslamiyet'in bu özelliklerine ayak uydurmuşlar göçebe ve tarım toplumu özelliklerini hızla değiştirmişlerdir. Gerçekten de İslamiyet'in ritüelleri yerleşik bir hayatı belli bir ölçüde gerekli kılmış ve Türkler hızla yerleşik hayata adapte olmak durumunda kalışlardır. Ayrıca yayılmacı ve sürekli batıya göç politikası takip eden Türklere İslamiyet bu süreci hızlandırma fırsatı vermiştir. Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi de cihanşümul bir din olan İslam'la birlikte Osmanlı gibi bir devlet ve medeniyetin vücuda gelmesine yol açmıştır. Gerek inançları gerekse örf ve âdetleri İslam'la büyük ölçüde örtüşen Türkler sosyal hayatlarında önemli bir kayıpla karşılaşmamışlar hatta çok sayıda iyi hasleti daha da geliştirme imkânı bulmuşlardır.

 

 

Devamı »

Müzikbilimci, İletişim Dr., Yrd. Doç. Dr. GÖKTAN AY Beyefendi ile  Müzik Eğitimi Hakkında Konuştuk
Tarih: 21 Mart 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Konservatuar mezunlarının müzik öğretmeni olmasını doğru buluyor musunuz?

Göktan Ay: Kafaların karışık olduğunu, Müzik Eğitimi Bölümleri'nde okuyan gençlerin, konservatuarlılar tarafından önlerinin kesildiğini düşündüklerini biliyorum. Tıpkı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) MİAM'da yüksek lisans ve doktora yapanların Konservatuarlıların önünü kestiğini düşünmesi gibi...

 

 

Devamı »

Kabulünün 97. yıldönümü vesilesiyle İsa Kocakaplan ile İstiklal Marşı Hakkında Konuştuk.
Tarih: 18 Mart 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Milletimizin tarih boyunca pek çok marşları olmuştur. Ancak bunların hiçbirisini, bugün İstiklâl Marşı'nın yerine getirdiği işlevle mukayese edemeyiz. Onlar, kahramanlık türküleri, mehter marşları şeklinde milletin vicdanında yer almışlardır. Modern devletlerin ortaya çıkışı ile devletlerarası ilişkilerde tören marşları diyebileceğimiz birtakım millî marşlara ihtiyaç duyulmuştu. Bizim millî marşımızın ortaya çıkışında, Fransız millî marşı Marseillaise (Marseyyez)'in bir ölçüde etkisi olmuştur. 1792'de yazılan, 1795 ve 1879'da Fransız millî marşı olarak kabul edilen Marseyyez, 1920'li yıllarda Türk İstiklâl Marşı'nın yazılmasında örneklik yapacaktır.

 

 

Devamı »

Op. Dr. Ahmet Nâbi Kızmaz, Kadınların Korkulu Rüyası Guatr Hastalığını ve Tedâvi Yöntemlerini Anlatıyor:
Tarih: 11 Mart 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Op. Dr. Ahmet Nâbi Kızmaz: Guatr, vücudun orkestra şefi gibi çalışan tiroit bezinin iltihap ve kanserler dışında 30 gramın üzerinde büyümesidir. Tiroit bezi, boynun ön yüzünde göğüs kafesi çentiği ile halkımızın 'âdemelması' diye adlandırdığı boyun çıkıntısı arasına oturan 20-25 gram ağırlığında küçük bir salgı bezidir.

 

 

Devamı »

Özcan Pehlivanoğlu’nun Eflatun Haber’de Açıklamaları Yayınlandı!
Tarih: 09 Mart 2018 Yazar: Özcan PEHLİVANOĞLU-Hukukçu Kategori: Röportaj
Paylaş

Seçimler Mart 2019'da yerel, Kasım 2019'da da Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler olarak, yasal takvimde önümüzde duruyor. Ancak biz İyi Parti olarak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin erkene alınacağını, bu seçimlerin 2018 yılı içinde yapılacağını inanıyoruz. Bu tarih 15 Temmuz'da olabilir, kasım ayı da olabilir. Çünkü Ak Parti ve MHP tarafından kurulan ittifak, seçimi kazanmaya uygun şartları kendileri için gördükleri anda erken seçime gidecekler. YSK'nın seçimle ilgili olarak bütün hazırlıkları tamam.60 günlük bir süre seçimin şartlarının yerine gelmesi için yeterli. Onun için Hükümet her ne kadar erken seçim yoktur dese de, her an için seçime girebilecekmiş gibi hazırlıklarını yapıyor.

 

 

Devamı »

Müzikbilimci, İletişim Dr., Yrd. Doç. Dr. GÖKTAN AY Beyefendi ile Yardımcı Doçent Doktorlarla Alakalı Düzenlemeyi Konuştuk.
Tarih: 25 Şubat 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Yrd. Doç. Dr. Göktan Ay: Son yıllarda, üniversitelerde; konservatuarlar, Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF)'ler, müzik eğitimi bölümleri -problemleri çözülmeden- çoğalıyor... Şimdi de, Millî Eğitim Bakanlığı) MEB; öğretmenlerinin gelişmesi için, yüksek lisans ve doktora / sanatta yeterlik  (sy) yapmalarını engelliyor. Neden? Yetişmiş, kaliteli öğretim üyesi / öğretmen olmadan, sanatta / kültürde ilerleme nasıl sağlanacak? Sürekli programlarla, müzik ders saatleri ile oynanırsa, öğrenciler nasıl gelişecek? "Uçak Mühendisliği, Mimarlık, Endüstri Mühendisliği v.b." ile "sanat kurumlarını" aynı şartlarda zorlayarak, ne kazanılacak? Yanlışları sadece biz mi görüyoruz?

 

 

Devamı »

Hiç kimsenin ayak izini takip etmeyen Prof. Dr. NİYAZİ KAHVECİ’den Sıra Dışı İfadeler:
Tarih: 18 Şubat 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Prof. Dr. Niyazi Kahveci: Çağımızda insanları mümin ve kâfir diye ayırmak çağ dışılıktır. Günümüzde dine, mezhebe, etnisiteye dayalı yargılamalar ve değerlendirmeler yapmak da çağdışı kalındığının göstergesidir. Dinler, temelinde, etnisiteye olmasa da, kendi dinine dayalı mümin ve kâfir ayrımı üzerine kuruludurlar. Bunlar da artık çağdışıdır. Hem bu çağ dışılığı sürdüreceksiniz, bunun muhafazakârlığını yapacaksınız hem de çağdaş olduğunuzu iddia edeceksiniz. Hem de insanlık bize neden değer vermiyor diye şikâyet edeceksiniz. Bu durum, sosyal şizofrenik bir hastalıktır. İki arada bir derede kalmışların problemidir.

 

 

Devamı »

S i g a r a: C e b i n i z d e k i K a t i l i n i z
Tarih: 12 Şubat 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Çetinoğlu: Sizi bu düşünceye sevk eden olay veya delil var mı?

Prof. Kural: Var. Dünyaca tanınmış film oyuncusu Sylvester Stallone, rol aldığı filmlerde bu tür sahnelere yer vermesi karşılığında 500.000 dolar ücret aldığına dair 28 Nisan 1983 târihli çift imzalı resmî belge elimde. Türkiye'deki oyuncular için de aynı metodun uygulandığına dâir derin şüphelerim var. Kanun yasağını delmek için yapılan bu anlaşmaların ortaya çıkarılması elbette imkânsızlık ölçüsünde zordur. Fakat bir insanın, mensubu bulunduğu toplumun zararına olacak, kanunen de yasaklanmış ve 'suç' olarak vasıflandırılmış hareketleri, ısrar ve inatla tekrarlamasının başkaca bir açıklamasını yapmak da mümkün değildir.

 

 

Devamı »

Şâir ve Yazar M. Halistin Kukul ile Kültür ve Dil Üzerine Sohbet - 3
Tarih: 07 Şubat 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Birkaç defa yazdım, 'Türkçe, yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir dildir' kaidesi en başta gelir. Bunu uygulayamadıktan sonra, kalanı boş lâftan ibarettir. Trabzon, Trakya yazıp, nasıl

Tırabzon, Tırakya okuyacağız? Fransız yazıp niçin Fıransız okuyacağız? Gaye mi, gaaye mi yoksa gâye mi yazacağız? Gazi mi, gaazi mi yoksa gâzi mi doğrudur, bize bunu kim söyleyecek? Bu ne demektir? Bu, Türkçe, henüz 'imlâ mes'elesini' hâlledememiş demektir.

 

 

Devamı »

Şâir ve Yazar M. Halistin Kukul ile Türk Dili Üzerine SOhbet - 2
Tarih: 28 Ocak 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Devrik cümle hakkında neler söylemek istersiniz?

M. Halistin Kukul: Benim tahsil saham F(ı)ransız Dili ve Edebiyatı'dır. Otuz senelik meslekî hayatımın yirmi beş yılını üniversitede F(ı)ransızca dilbilgisi/g(ı)rameri okutarak geçirdim. Türk dili üzerindeki merakım ve çalışmalarım talebelik yıllarıma dayanır. Herkes, kaideli/kurallı cümle kurmayı arzular. Devrik cümleyle yazanlar, kendi üslûbunu ona göre tanzim etmişler ve okuyucuları da kendilerine göredir.

 

 

Devamı »

Şair ve Yazar M. Halistin Kukul ile Kültür ve Dil Üzerine Sohbet – 1
Tarih: 21 Ocak 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Oğuz Çetinoğlu: Türk milletçiliğinin; ırka, coğrafyaya, dil ve din temeline değil, kültür temeline oturtulduğu biliniyor. Ancak kültür kavramının tarifinde farklı görüşler var. Siz, efrâdını câmi, ağyârını mâni bir tarif yapar mısınız?

M. Halistin Kukul: Rahmetli Bahtiyar Vahapzâde de, 'milletçilik' derdi. O'nun, 'Milletçi olmadan, müstagil ve azad olabilmek mümkün değildir. Bunu heç yadınızdan çıkarmayın' sözü, sâdece sosyolojik bir kabûl değil, bir ömrü komünist idârenin zulmü altında geçiren mücâdeleci bir yapının tecrübesinin netîcesidir.

 

 

Devamı »

Edebiyat Araştırmacısı Yazar İSA KOCAKAPLAN İle MEHMET ÂKİF ERSOY’un Ebedî Âleme İntikalinin 81. Yıldönümü Vesilesiyle İSTİKLAL MARŞI Hakkında Konuştuk.
Tarih: 14 Ocak 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Varlık-yokluk kavgası içine girmiş, mahrumiyetlerin pençesinde kıvranan bir millet, bütün dünyanın tahminlerini tersine çeviriyor; küllerinden yeniden doğan bir kaknus (phoiniks) gibi, kendini yok etmek isteyenlerin karşısına yiğitçe dikiliyordu.

İstiklâl Marşı, bu yiğitçe doğruluşun ve 'Ben bu topraklar üzerinde kıyamete kadar yaşayacağım.' diyen milletin destanıdır.

 

 

Devamı »

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ SAMSUN ŞUBESİ Başkanı Dr. IŞIK ÖZKEFELİ Hanımefendi ile şehir hastanelerinden sağlığa, gençlik meselelerinden kültüre… Türkiye’nin meselelerini konuştuk.
Tarih: 07 Ocak 2018 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Dr. Özkefeli: Sağlık hizmetlerinin dünya standartlarına göre yerini belirleyebilmemiz için önce sağlık kavramını bilmemiz gerekiyor. Dünya Sağlık Teşkilatı'nın tarifine göre sağlık; 'kişinin sadece bedenen değil, ruhen ve sosyal açıdan iyilikte olma hali'dir. Ülkemizde sağlık hizmetleri, 'tedavi edici hizmetler' olarak anlaşılmaktadır. Oysa sağlık koruyucu sağlık hizmetleri ile başlar. Yâni hastalık olmadan halk sağlığı hizmetleri temel öncelik olmalıdır. Bunun maliyeti daha düşüktür. Sağlıkta dönüşüm ve Aile Hekimliği ile birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinden, tedavi edici sağlık hizmetlerine dönüştürülmüştür.

 

 

Devamı »

FERRUH DEMİRMEN Açıklamaya devam ediyor:
Tarih: 24 Aralık 2017 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

"Ermeni soykırımı" ile ilgili herhangi bir yargı kararı yok. Evet, kesinlikle yok. Hatta geriye gidersek,1919-1921 Malta Yargılaması'nda Osmanlı hükümeti ileri gelenleri aleyhine bir suç delili bulunamadı. Ermenistan soykırım iddiasını bu güne dek niçin Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na taşımamışdır, Ermeni tarafı bu konudan hiç söz etmez. Zira davayı kaybedeceklerini, en başında davanın reddedileceğini bilirler. Hırvatistan 1999 yılında Sırbistan aleyhine böyle bir dava açmıştı. Mahkeme kararı Ermeni tarafı için bir "soğuk duş" sayılır.

 

 

Devamı »

FERRUH DEMİRMEN, Asılsız Ermeni İddialarına Cevap Verdi:
Tarih: 17 Aralık 2017 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Röportaj
Paylaş

Demirmen: 1985 yılında ABD'de 69 tarihçi ve araştırmacı - ki aralarında dünyaca ünlü tarihçi Bernard Lewis vardı - Ermeni soykırımı iddialarını reddetdiklerine dair ortak bir karar aldılar. Kararı, ABD Temsilciler Meclisi üyelerine hitap eden ve New York Times ve Washington Post gazetelerinde yayınlanan bir bildiride beyan ettiler. Bu kişiler Türk, Osmanlı ve Orta Doğu tarihi konusunda uzman olan akademisyenler idi. Daha sonra bu akademisyenlerin birçoğu soykırım taraftarlarınca taciz edildiler, korkutuldular. 2001 yılında 124 Türk akademisyen 1985 bildirisini destekleyen bir tebliğ yayınladı.

 

 

Devamı »

İlk Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki Son 

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.