GÜNÜN SÖZÜ

Bir iktidarın kötüye kullanılmasını önlemek için, iktidarın iktidarı sınırlayacağı bir düzenleme gerekir.//Montesquieu

 

 

17 Temmuz 2018 20:03 Hepsini Gör

YAZARLAR

M. Şefik Postalcıoğlu Dosyası

Din ve Ahlâk

Hz. Muhammed’in Sağlığında Mezhep, Tarikat, Cemaat Var mıydı?
Tarih: 17 Mayıs 2017 Yazar: Prof. Dr. Hasan ONAT-Akademisyen Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Bizler, İslam'ı hazır bulduk. Belki de o yüzden, neyin gelenek neyin din olduğunu pek sorgulama ihtiyacı hissetmiyoruz. Çoğu zaman, din, geleneğin gölgesinde kalıyor. Gelenek din haline geldiği zaman da, din işlevini yitirmeye başlıyor. Dinin işlevini yitirmesi, sürecin tersine işlemesi gibi bir tablo çıkartıyor karşımıza. Bu defa din, birleştirmek yerine ayrıştırmaya; özgürleştirmek yerine, özgürlük karşıtı duruşları meşrulaştırmaya başlıyor. Din, en temelde insanca yaşayabilmenin temel ortak paydasını insanlara kazandırmak yerine, insan onuru ile bağdaşmayan bir Müslümanın küfürle itham edilmesi gibi, hatta hayatına kastedilmesi gibi olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.

Devamı »

Yunusta Varlık Felsefesi (7)
Tarih: 03 Eylül 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

" 'Hubbü'l-vatan mine'l-îman.' / 'Vatan sevgisi imandandır.' düsturu hepimizin bildiği bir gerçektir. Fakat bizler, bu sözün mecazi manasını akla getiriyor. Asıl kastedilen vatanı unutuyoruz. Hâlbuki bu sözden maksat, şu anda içinde yaşadığımız vatanı sevmekle beraber, aslında, asıl vatanı sevmektir. Peki neresidir asıl vatan? Asıl vatan babamızın ülkesidir.

Devamı »

Yunusta Varlık Felsefesi (4)
Tarih: 26 Ağustos 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

"Hint destanı Ramayana'da geçen bir olay çok düşündürücüdür. Olay günümüzden 2500 sene evvel yazıya geçirilmiştir. Aslında cereyan tarihi daha eskidir. Hindistan'da sarp bir geçidi tutan bir eşkıya -yıllarca- yolu oraya düşenin ya parasını, ya da parası yoksa canını alır. Fakat bir defasında bir dervişin cevabı, hayatına yeni bir yön verdirir. Kendisinden parası; parası yoksa canı istenen dervişin cevabı şudur:

 

 

Devamı »

Yunus Emrenin Hayatı ve Hayata Bakışı (9)
Tarih: 16 Temmuz 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Aziz Millet! Bilirsiniz yapmak zor, yıkmak kolaydır. İki yüz yılı aşkın bir sürede gerçekleşen ve devam eden birlik ve beraberliğimizin kıymetini bilelim. Ve irtibatsız ittihat olmaz deyip, birbirimizle daha çok kaynaşalım. Koca Yunus'un dediği gibi "Sevelim sevilelim." Oluştaki kardeşliğimizi bozarak, düşmanı sevindirmeyelim. Allah'ı da karşımıza almayalım. Çünkü bizzat Allah "Mü'minler kardeştir." diyor.

 

 

Devamı »

Yunus Emrenin Hayatı ve Hayata Bakışı (8)
Tarih: 16 Temmuz 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

İslâm da, aynı doğuşta, aynı yerde olanların değil, aynı oluşta olanların kardeş olduğunu söylüyor, bunun için hitaplar 'Eyyühennas, ey nas, ey insanlar!' diye başlamaktadır. Bunun içindir ki, asrın büyük âlimi: "Din, dil bir ise, millet birdir. (Dikkat!) Din bir ise, millet yine birdir." Diyor. Çünkü bütün insanlar Allah'ın kulu, ama Allah'ın rızası, kendisini tanıyanlar içindir.

 

 

Devamı »

Allah - Kâinat - İnsan (4)
Tarih: 16 Nisan 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Madde, Mâna ile. Vücûd, Rûh ile. Dünya, Çekim Kanunu ile ilişkilidir. Önce mâna, sonra madde. Ama önce madde zuhur ediyor. Mimarın kafasında önce tasavvur, tahayyül, plân yani kader var. Zuhurat sonra. Kader'in plân, Kazâ'nın tatbik yani plânın gerçekleştirilmesi demek olduğu gibi. Ama biz sonrakini yâni maddeyi ve oluşumu gördükten sonra; önceki hususa yâni var oluş gaye ve maksadına varıyor ve hikmetini anlıyoruz. Âdeta mâkûsen mütenasip / ters orantılı bir durum.

 

 

Devamı »

Allah - Kâinat - İnsan (3)
Tarih: 10 Nisan 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Aslında bedenin bütün hareketleri, Rûh'un kıpırdatmalarından, O'nun tecellîlerinden / cilve ve ışıltılarından başka bir şey değildir. İslâm düşünce tarzında, bizzât Rûh'tan bahsetmeyip de İlm-i Ahvâl-i Rûh / Rûh Hâllerinin İlmi diye söz etmesinde, bu incelik var. Bundan dolayı "Psikoloji" / "Ruh İlmi" ifadesi yanlıştır. Zira Allah'ın zâtına yol olmadığı gibi, Emîr Âlemi'nden, Allah'dan olan Rûh'un da zâtına yol yok.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (20)
Tarih: 06 Mart 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Her kim ki güneşi tamamiyle görmek ham emel ve hayali ile çokça yüzüne bakar ise kör olur. Bunun gibi ruhun hakikatine de zihnî / zihinsel hayâller ile idrâk, fehm ve anlamak için, bu işin üstüne fazla düşer ise bakın ne olur: Cismen kör olur. Anadan doğma kör gibi olur. Ve mânen sersem ve alık olur. Ve zarar görücü olur.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (17)
Tarih: 18 Şubat 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

"Elbette Gökler ve Arz'ın yaratılışında ve gece ve gündüzün ihtilâf ve takibinde / birbiri peşi sıra gelmesinde akıl sahipleri için alâmet, nişan ve işaretler vardır. O akıl sahipleri ayakta ve oturdukta ve yattıkta yani her bir hâllerinde Yüce Allah'ı anar ve düşünürler. Gökler ve Yer'in yaratılmasında iyice düşünürler. Ondan sonra derler: Ey bizim Rabbimiz! Bunları boş yere ve bâtıl / yanlış olarak yaratmadın. Senin için manen temiz oluş vardır. Bizi ateş azabından (s. 36) koru."

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (16)
Tarih: 08 Şubat 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Kendisi (Volter) Berlin'de Büyük Frederik'in yanında bulunduğu sırada ve ondan sonra Allah'ın var ve bir olduğunu ispat ve kanıtlamak için, uzun uzadıya yazdığı kitaplar, diğer yazdığı eserler arasında hâlâ dikkatle okunmaktadır.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (14)
Tarih: 04 Şubat 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

"Böyle bir Yaratıcı ki, tesadüf ve rastlantıya hiçbir şekilde tabi olmadıktan başka, mekanik yani kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizikle ilgili ilmin sahibi olması gerekir. Denge veya hareket kurallarıyla alâkalı bilginin de, kendisinde olması icap eder ve geometri ilimlerinin kaynağı ve üstad ve sahibi olması gerekli ve lâzımdır."

 

 

 

 

Devamı »

Mevlâna’nın Mesnevîsi  (15)
Tarih: 28 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Hayvanın hayat noktası o yerde görünür ki, hissin istidat ve kabiliyetidir. Hayat kuvveti o yerde hazırdır ki, şeylerin tasavvuru ve akla uygun şeylerin düşünülmesi; sinirler ve dimağ aracılığıyla celb edilir. Ondan sonra anlama kuvveti vasıtasıyla alınıp incelenir. Hisler ve hayaller başka bir büyük sanat ile düzenlenir.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (13)
Tarih: 23 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yeni Astronomi / Gök İlmi kaide ve kurallarının mûcidi / icat edeni sayılan, çekim kuvvetini ve bu yolda birçok gerçekleri bulan ünlü Nevton'un ifadesini yazmak istedim. (s. 31) Astronomi ile uğraşısı olmayanlar da anlayabilmek üzere en açık sözler ve deyim ve tabirler ile tercümeye dikkatimi sarf etmiş oldum. Böyle yapmış isem de, yine dikkatle okunmaz ise anlaşılması zor olacağını hatırlatmayı uygun gördüm.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (12)
Tarih: 21 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

"Sayısız yıldızlar ki insanın bedeninden sonsuz derece büyüktür. Onların akılsız ve sahipsiz olarak, bu büyük intizam ve düzenlerini korumaları mümkün ve olası mıdır? Böyle bir şey hikmet sahibi, insaflı bir insanın aklına sığabilir mi?"

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (12)
Tarih: 18 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Sokrat: "Ruh sahiplerinden erkekler ve dişilerin birbirine yaklaşıp yeni nesillerin doğması için, açık olan sevgi ve şehvetlerini düşünelim. Ondan sonra anaların çocuklarını beslemek ve korumak için kalplerine konulan merhamet ve esirgeyiciliklerini ele alalım. Tüm insanların hayatlarını korumak için görünen muhabbeti / sevgiyi ve ölümü çekici hallerden sakınma ve korkularını da hesaba katalım. Bütün bunları tesadüfe vermek mümkün müdür?

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (10)
Tarih: 17 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Evet, vicdan insana büyük bir nimettir. Ama vicdan denilen içimizdeki his; ancak gidilen inanç yolunun yani mezhebin; iyi, fena ve kötü olarak gösterdiği esası koruyabilir. Yoksa, meselâ Afrika'da bilinen bazı kabîlelere göre insan yiyenler için bir ceza, bir günah gösterici mezhep / inanç yoktur. Uyacakları hak dinleri olmadığından; insan öldürmek ve onu yemek gibi vahşî ve zâlimce bir fiilden ötürü vicdanları onları hiçbir zaman engellemez, cezalandırmaz.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (9)
Tarih: 13 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Böyle bir davada bulunmak, çarşıdaki sıradan üstadları da bilmemeğe bağlıdır. Aksine ruhun sinirlere ve bedenin bütün organlarına olan etki ve kuvvetini görürüz, ki ruh sahibi olan insan her ne vakit istese bedenini bile ateşe atabilir. Veya kendini suya bırakarak boğulur. Ya da başka şekillerde kendini öldürür. Nitekim Rabbin emaneti olan kendi bedenini, kendi arzusuyla intihar ederek öldüren alçaklar ve zalimler meydandadır.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (9)
Tarih: 07 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Böyle bir dâvada bulunmak, çarşıdaki sıradan üstadları da bilmemeğe bağlıdır. Aksine ruhun sinirlere ve bedenin bütün organlarına olan etki ve kuvvetini görürüz, ki ruh sahibi olan insan her ne vakit istese bedenini bile ateşe atabilir. Veya kendini suya bırakarak boğulur. Ya da başka şekillerde kendini öldürür. Nitekim Rabbin emaneti olan kendi bedenini, kendi arzusuyla intihar ederek öldüren alçaklar ve zâlimler meydandadır.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (8)
Tarih: 04 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Her dimağ ve kalp; uyacağı ruha uygun surette yaratıldı. Zira ev; sahibinin önemine göre inşa olunur / yapılır. Sinirler, bedenin azaları; ruhun yokluğunu (haşa) ima etmek için değil, aksine ruhun ispatı için, başka hiçbir eser ve delil bulunmamış olsa bile; bedenin düzgünce yaratılışı; insaflı bir adam için, ruhun kanıtlanmasına yeterli bir delil olurdu.

 

 

Devamı »

Mevlânânın Mesnevîsi (7)
Tarih: 03 Ocak 2016 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Her şeyden önce unutulmasın ki, insanların şekilden ibaret olan, genele ve âlemlerin intizamına nispeten çok az olan intizamsızlıkları; şerefli şeriat ve din lisanında cüz'î irade / azıcık istenç tâbir olunan ihtiyar / istek ve seçiş gibi, Rabbin verdiği nimetlerin kadr, kıymet ve değerini arttırmak, yükseltmek; dolayısıyla gerçek ve kuşatıcı bir intizamı sonuçlandırmak içindir.

 

 

Devamı »

“Sövmek” Üstüne
Tarih: 26 Kasım 2015 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Bu millet o derece hassas davranmıştır ki, taşıdığı isme lâyık olmayarak, O'na söz getireceği düşüncesiyle, erkek çocuklarına "Muhammed" ismini bile koymamıştır. Meselâ Muhammed isimli bir çocuğa, diğer bir çocuğun "Gel ulan...." vs. diye seslenmesi karşısında düşülecek durumu; şüphesiz düşünmek bile istemeyiz.

 

 

Devamı »

Din Görevlilerinin Genel Kültür, Din ve Siyasetle İmtihanı
Tarih: 08 Ekim 2015 Yazar: Eğitimci, Şair ve Yazar Osman Oktay-Öğretmen Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Din görevlilerimiz şair olarak genelde Mehmet Akif Ersoy'u bilmekte, Yahya Kemal'den, Arif Nihat Asya ve başkalarından okudukları beyit ya da dörtlükleri Mehmet Akif Ersoy'a atfedip geçmektedirler. Mesela,  mahallemizdeki cami imamı 30 Ağustos sonuna rastlayan Cuma hutbesinde 'Mehmet Akif'in ifade ettiği gibi; "Şu kopan fırtına Türk Ordusudur Ya Rabbi Senin uğrunda ölen ordu budur Yârabbi ! Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Gaalib et, çünkü bu son ordusudur İslam'ın" deyip geçti. Oysa bu şiir Yahya Kemal Beyatlı'ya aitti.

 

Devamı »

Depremlerin Oluşu
Tarih: 10 Ağustos 2015 Yazar: Muhsin BOZKURT-Tarihçi Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Şüphesiz depremler  -her şeyde olduğu gibi-  sebepler dairesinde zuhûr etmekte, ortaya çıkmaktadır. Fakat  "bizzat hareket ettirici"  sandığımız sebepler bizzat kendileri hareketin başlattırıcıları değil, ancak rol sahibidirler.

 

Devamı »

Vefakârlık
Tarih: 06 Şubat 2015 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Vefa; toplumsal hayatta sevgi ve saygının, güven, sadakat ve dostluğun kaynağı, ailevî ve toplumsal huzurun vazgeçilmez temel taşlarındandır. Vefa, insanın maneviyatına seviye kazandıran, insanın değer ve faziletini artıran, ahlâkını güzelleştiren manevî bir özelliktir.

 

Devamı »

Allah’ın Kutlu Elçilerine Saygı
Tarih: 24 Ocak 2015 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

İnsanların yaratılış gayelerine uygun bir hayat sürdürebilmeleri, dünya ve ahiret mutluluğunu elde edebilmeleri için bir rehbere ihtiyaçları vardır. Çünkü insanın yaratılıştan sahip olduğu akıl, zekâ, idrak gibi yetenekleri sınırlıdır. Her insanın kendi başına her şeyi bilmesi ve anlayabilmesi mümkün değildir. İşte bu nedenle, yarattığı kullarını en iyi bilen ve onların iyiliğini dileyen sonsuz rahmet sahibi Yüce Allah, insanlara kendi içlerinden doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü, faydalıyı-zararlıyı öğretecek ve onlara kurtuluş yollarını gösterecek peygamberler göndermiştir.

 

Devamı »

Güzel Bir Yolculuk  Hasta Ziyareti
Tarih: 16 Ocak 2015 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yüce dinimiz İslam, mü'minlerin kardeşliğine, birlik-beraberliğine ve dayanışma içerisinde olmalarına pek büyük önem vermiştir. Bu maksatla din kardeşliği hukukuna zarar verecek kötü huy ve davranışları yasaklarken; mü'minler arasında kardeşliği pekiştirecek güzel davranışları da teşvik etmiş ve onlara bir takım görevler yüklemiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu görevlerden bazılarını şöyle açıklamıştır: "Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamı almak, hastayı ziyaret etmek,  cenazeye iştirak etmek, davete icabet etmek, aksırana "yerhamukellah" demek."(Buhârî, Cenâiz, 2)

 

Devamı »

Hz. Mevlâna’da Sevgi ve Hoşgörü
Tarih: 12 Aralık 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Milletlerin kendi kültürel kimliklerini koruyabilmeleri ve varlıklarını sağlam temeller üzerinde sürdürebilmeleri için yeni yetişen nesillere sunabilecekleri model şahsiyetlere sahip olmalarının önemi büyüktür. Hiç şüphesiz Müslüman toplumların örnek alacakları ve genç nesillerine sunabilecekleri en güzel örnek, en ideal şahsiyet Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'dir. Çünkü O'nu bizzat Cenâb-ı Hak, tüm insanlığa "en güzel örnek" olarak takdim etmiştir. (Ahzâb, 33/21)

 

Devamı »

Hazret-i Mevlana ve Tasavvuf
Tarih: 10 Aralık 2014 Yazar: Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı-Yazar Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Hz. Mevlana'nın tasavvufunda esas, gönül sahibine erişmek ve cevher olmaktır. Nitekim söyle buyurur, 'Allah ile oturup kalkmak isteyen kişi, veliler huzurunda otursun. Velilerin huzurundan kesilirsen, helak oldun gitti. Çünkü sen, bütün değilsin bütünün küçük bir parçasısın. Şeytan birisini kerem sahiplerinden ayırırsa onu, kimsiz, kimsesiz bir hâle kor, o halde de bulunca başını yer mahvedip gider.'

Devamı »

Riyanın Zararları
Tarih: 21 Kasım 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yüce dinimiz İslam, Müslümanın inancında, ibadetlerinde ve insanlara karşı davranışlarında samimi olmasını emretmiş (Beyyine, 98/5), kötü bir davranış olan riya ve ikiyüzlülüğü dekesin bir dille yasaklamıştır. Riya, kişinin imanını tehlikeye atan manevî bir hastalıktır.Dinimizde riya gizli şirk sayılmıştır. (Ahmed, V, 428)İnsanın iyi bir Müslüman olmasının önündeki en büyük engellerden birisi de riyadır.

 

Devamı »

Allah Cömertleri Sever
Tarih: 07 Kasım 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Cömertlik; insanın sahip olduğu imkânlarla başkalarına yardımda bulunması, iyilik ve ihsanda bulunması demektir. Cömertlik; kısaca "gönül zenginliği, el açıklığı ve iyilikseverlik"diye ifade edilen üstün bir ahlâkî meziyettir. Buna göre cömert insan; eli açık, iyiliksever, ihsan ve ikram sahibi kimse demektir. Farsça cevân-merd sözcüğünden dilimize geçmiş olan cömertlik, genellikle sehâ, sehâvet ve cûd kavramlarıyla ifade edilmektedir.

 

Devamı »

Kerbelâ Şehidi Hz. Hüseyin (R.A.)
Tarih: 31 Ekim 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Hz Hasan ve Hz. Hüseyin dedeleri Hz. Muhammed (s.a.s.)'e çok benziyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.s),"Dünyada kokladığım iki çiçeğimdir"(Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 288) dediği biricik torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i çok severdi. Onlara olan sevgisini ve düşkünlüğünü her fırsatta gösterirdi. Torunlarının isteklerini tereddütsüz yerine getirir, onlarla oyunlar oynar, hatta sırtına bindirip gezdirirdi. Bazen Peygamberimiz namaz kılarken secdeye gittiğinde üstüne çıkarlar, Peygamber Efendimiz de onlar ininceye kadar beklerdi.

 

Devamı »

Hz. Peygamber ve Gençlik
Tarih: 18 Ekim 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) gençliğe ve gençlerin yetiştirilmesine çok büyük önem vermiştir. Çünkü Peygamberliğinin ilk yıllarından itibaren yanında hep gençleri bulmuş; Ebu Leheb, Ebu Cehil, Hakem b. Ebi'l-As. Gibi yaşlılar, İslam'a şiddetle karşı çıkarlarken gençler Müslüman olmuş ve İslam'a destek vermişlerdi. Bu gençlerin çoğu zengin ve itibarlı ailelerini terk ederek büyük çileler pahasına Peygamberimizin yanında yer almışlardı. (Bkz. Karagöz İsmail, Cami ve Genç, Sh. 46-47, Ankara-2014)

 

Devamı »

Oruç, Farkındalık ve Özeleştiri
Tarih: 22 Temmuz 2014 Yazar: Prof. Dr. Hasan ONAT-Akademisyen Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Oruç tuttuğumuzda, öncelikle beslenme alışkanlığımız farklılaşıyor. Kendi hür irademizle yemek yemiyor, su içmiyor, orucu bozan her şeyden uzak duruyoruz. Başta uyku düzenimiz olmak üzere gündelik yaşam tarzımız da büyük ölçüde değişiyor. Aynı şekilde algımız, düşünme biçimimiz de biraz da olsa farklılaşmıyor mu? İşte tam burada, diyoruz ki, gelin hep birlikte düşünme konusundaki alışkanlıklarımızı biraz gözden geçirelim. Birlikte, düşünme tarzımızı, doğru düşünüp düşünmediğimizi, ön yargılarımızı konuşalım. Hoşumuza gitmese de, bu fırsatı değerlendirerek, biraz özeleştiri yapalım.

 

 

Devamı »

Sadaka-i Fıtır
Tarih: 21 Temmuz 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Sadaka Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etme, iyilik ve ihsanda bulunma demektir. Farz, vacip ve mendub (nafile) kısımları vardır. Zekât ve zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek farz, sadaka-i fıtır vacip, diğerleri ise menduptur.

 

 

Devamı »

Zekat Dini Bir Görevdir
Tarih: 18 Temmuz 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

İslam dini toplumun bütün kesimleri arasında sosyal dengeyi temin etmede büyük rolü bulunan sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı bir hak olarak kabul etmiş ve Müslümanlara bu konuda önemli sorumluluklar yüklemiştir. Bu sorumlulukların başında da zekât gelmektedir.

 

 

Devamı »

Niyet, Söz ve Eylem Birliği
Tarih: 16 Temmuz 2014 Yazar: Prof. Dr. Hasan ONAT-Akademisyen Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

İnsan olmak, en temelde ilkeli ve dosdoğru olmak demektir. Bunun için,  insanın kendi varlığının farkında olması, hayatın anlamı konusunda sağlıklı bir bilinç geliştirmesi gerekir. Ne var ki, pek çoğumuz, hayatın karmaşası içinde sürüklenip gitmekteyiz... Kendimizden çok, kendi dışımızdaki şeylerle ilgileniyoruz. Sadece olağanüstü bir durumla karşılaşınca bazı gerçekleri sorgulamak ihtiyacı hissediyoruz. Hasta olunca sağlığımız akla geliyor. Bir yakınımızı kaybedince ölümü hatırlıyoruz. Biraz düşünecek olursak, hayatın sandığımız kadar uzun olmadığını daha iyi anlayabiliriz. "İnsan olma" konusunda yeterince çaba harcamıyorsak, her geçen gün bizim için ciddi bir kayıptır. Zamanı geri döndürmek mümkün değildir. Tanrı bizi insan olarak en güzel şekilde yarattı. Biz, "insan olmak", yani kendimizi gerçekleştirmek için yaratıldık. İnsan olmanın ilk adımı kendi varlığının farkında olmaktır.

 

 

Devamı »

Zayıf, Düşkün ve Kimsesizlere Sahip Çıkmalıyız(2)
Tarih: 04 Temmuz 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Fakirler

Yüce Rabbimiz, kullarına dünya hayatlarını devam ettirebilmeleri için sağlık, zaman, mal-servet, iş-güç, makam mevki gibi nimetler ihsan etmiştir. Fakat ilâhî imtihan ve hikmet-i ilâhî gereği bu nimetleri herkese eşit şekilde dağıtmamış, kimine az, kimine de çok vermiştir. Bundan dolayı her toplumda az veya çok fakir ve yoksul kimseler bulunabilmektedir.

 

 

 


 

 

 

Devamı »

Zayıf, Düşkün ve Kimsesizlere Sahip Çıkmalıyız (1)
Tarih: 28 Haziran 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yüce Rabbimizin izni ve inayetiyle bir Ramazan ayına da kavuşmuş bulunuyoruz. Ramazan ayı, orucuyla, teravihiyle, mukabelesiyle, iftar ve sahuruyla, sadaka ve infakıyla geldi. Ramazan sevinciyle, heyecanıyla, coşkusuyla hayatımızı daha da güzelleştirmek için kendine has güzellikleriyle geldi

Devamı »

Ramazan Ayı Mesajı
Tarih: 26 Haziran 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Yüce Rabbimizin izni ve inayetiyle bir Ramazan ayına da kavuşmuş bulunuyoruz. İnşaallah28 Haziran 27 Haziran Cuma günü akşamı ilk teravih namazı kılınacak, o gece sahura kalkılacak ve Cumartesi günü Ramazan'ın ilk orucu tutulacaktır.

 

 

Devamı »

Çocuklarımızı Kur’an’la Buluşturalım
Tarih: 20 Haziran 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Sevgili yavrularımız bu yaz tatilinde yine Diyanet İşleri Başkanlığımızın ülkemiz genelindeki bütün cami ve Kur'an Kurslarında düzenlediği Yaz Kur'an Kurslarında yüce kitabımız Kur'an ile buluşacaklar. Din Görevlilerimiz yaz kurslarımıza gelen yavrularımıza sevgi ve şefkat göstererek, güler yüzlü ve hoşgörülü yaklaşarak onlara yüce Allah'ı, dinimizi, kitabımızı, sevgili Peygamberimizi öğretecek ve sevdireceklerdir.

 

 

Devamı »

Ana-Baba Hakkı
Tarih: 13 Haziran 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

İnsanın kendisini ve içinde yaşadığı kâinatı yaratan ve çeşitli nimetlerle donatan Yüce Allah'a karşı kulluk görevlerinin yanında O'nun yaratmış olduğu varlıklara karşı da sorumlukları bulunmaktadır. Bu varlıkların başında ise dünyaya gelişine vesile olan, yetişip büyümesini sağlayan anne ve babası gelmektedir.

 

 

Devamı »

Berat Kandili
Tarih: 06 Haziran 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Şaban ayının on beşinci gecesi dinî kültürümüzde Berat Gecesi olarak adlandırılır. Berat kelimesinin Arapça aslı olan berâet; sözlükte, "borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulmak; temize çıkmak" gibi anlamlara gelmektedir. Berat Gecesi "Şaban'ın ortasındaki gece", "mübarek gece", "rahmet gecesi" ve "sak (belge) gecesi" olarak da ifade edilmektedir. Şaban'ın on beşinci gecesinde Müslümanların Allah'ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat Gecesi denilmiştir.

 

 

Devamı »

Kuranın ve Müslümanın Peygamber Tasavvuru
Tarih: 02 Haziran 2014 Yazar: Prof. Dr. Hasan ONAT-Akademisyen Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yazının başlığı şöyle bir soruyu içinde barındırıyor: Ne demek Kur'an'ın ve Müslümanın peygamber tasavvuru? Bunlar birbirinden farklı mı ki böyle bir ifade kullanılıyor? Evet, Müslümanların en temel sorunlarından birisi işte budur; yaygın peygamber algısının, Kur'an'ın kurucu ilkelerine uygun olduğunu söyleyebilmek kolay değildir. Müslümanların bölük pörçük olmasının, hatta birbirlerini kolayca öldürmesinin sebeplerinden birisinin temel İslam ortak paydası ile ilgili bilgisizlik ve bilinçsizlik olduğunu düşünmekteyiz. İslam'ın inanç boyutundaki kurucu ilkeleri Tevhid, ahret ve nübüvvet inancıdır. Bu konudaki tek belirleyici bilgi kaynağı Kur'an-ı Kerim'dir.

Devamı »

Zor Günde Sabır
Tarih: 30 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Dünya türlü zorluk ve meşakkatleri içinde barındıran bir imtihan yeridir. İnsan burada açlık, yokluk, hastalık, kaza, ölüm gibi musibetlere maruz kalmakta; deprem, sel,  yangın, toprak kayması gibi felaketlerle karşı karşıya gelmektedir. Bütün bunlar ilâhî imtihanın bir parçasıdır.

 

 

Devamı »

İsra ve Mirac
Tarih: 23 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Üç ayların ilki olan Recep ayının 27. gecesi Hz. Peygamber (s.a.s.)'in en büyük mucizelerinden birisi olan "İsrâ ve Mirac" hadisesinin meydana geldiği Mirac Kandili'dir.

 

 

Devamı »

Korku ile Ümit Arasında Bir Hayat
Tarih: 16 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yüce dinimiz İslam, Müslümanların korku ve ümit arasında dengeli bir hayat sürmesini emretmiştir. Buna "beyne'l-havfive'r-recâ" denilmektedir. Konunun daha iyi anlaşılması bakımından bu iki terimi biraz izah edelim.

 

 

Devamı »

Ramazan’a Nasıl Hazırlanmalıyız?
Tarih: 09 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Yüce Rabbimizin bizlere ihsan buyurduğu çok feyizli ve bereketli mübarek üç aylar mevsiminde bulunuyoruz.  Bu mübarek zaman dilimi içerisinde biz Müslümanları bedenen, kalben ve ruhen Ramazan'a hazırlayan Recep ve Şaban aylarının ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bu ayların feyiz ve bereketinden azami ölçüde istifade edebilmek ve Ramazan-ı Şerife gereği gibi hazırlanabilmek için bu ayların değerini bilmeli ve en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Öyleyse ne yapmalıyız ki, bu ayları ihyâ etmiş olabilelim?

 

 

Devamı »

Kesintisiz Sevap Kapısı: Vakıf
Tarih: 02 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

 

Sözlükte "durmak, durdurmak, ayağa kalkmak, alıkoymak" gibi manalara gelen vakıf, dinî bir kavram olarak, "bir malın sahibi tarafından Allah rızası için dinî, sosyal ve hayrî hizmetler için tahsis edilmesi" demektir.

 

 

Devamı »

Üç Aylar ve Regaib Kandili Mesajı
Tarih: 01 Mayıs 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş


Yüce Rabbimizin, kullarına olan rahmetinin bir göstergesi olarak bizlere ihsan buyurduğu mübarek "üç aylar" mevsimine bir kere daha kavuşmuş bulunuyoruz. 30 Nisan Çarşamba günü mübarek üç ayların birincisi olan Recep ayının ilk günü, 1 Mayıs Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece de mübarek Regaib Kandili'dir.

 

 

Devamı »

Maneviyat Mevsimi Üç Aylar ve Regaib Kandili
Tarih: 26 Nisan 2014 Yazar: Mehmet SÖNMEZOĞLU-Kocaeli İl Müftüsü Kategori: Din ve Ahlâk
Paylaş

Büyük bir coşku ve heyecanla kutladığımız Kutlu Doğum Haftası'ndan sonra bir manevîyat mevsimine daha girmek üzereyiz. İnşaallah 30 Nisan Çarşamba günü mübarek üç ayları idrak etmiş olacağız. Peygamber Efendimiz (s.a..s.)'in dünyaya teşriflerinin 1443. yıldönümü anısına tertiplenen Kutlu Doğum Haftası boyunca Yüce Allah'a karşı kulluğumuzu samimiyet testinden geçirdik.Yüce Kitabımız Kur'an'a karşı samimiyetimizi yeniledik.  Hafta vesilesiyle Peygamber Efendimiz (s.a.s.)'e olan sevgimizi tazeledik, O'na olan bağlılığımızı daha da güçlendirdik.

 

 

Devamı »

İlk Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki Son 

Sitede yer alan her türlü yazı, şiir, karikatür vb. eserlerden, eser sahibi sorumludur. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nın resmi görüşü olarak değerlendirilemez.

Akça Koca Kültür Platformu