IMG-LOGO
Kültür - Sanat

Sanayi Devriminin Üç Evresi

22 11 2022

Yeni Dünya – Yeni İktisat – Yeni Türkiye

AHİSİAD (Ahî Sanayici İşadamları Derneği) yayınlarının birincisi, 16,5 X 24 santim ölçülerinde, Ivory kâğıda basılı, 311 sayfa olarak Eylül 2022’de yayınlandı. Prof. Dr. Ahmet Kala’nin telif ettiği eser Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Takdim’ yazısıyla başlıyor. ‘Sunuş’ yazısı AHİSİAD Başkanı İbrâhim Çam, ‘Önsöz’ başlıklı yazı, Prof. Dr. Ahmet Kala imzâsını taşıyor.

Arka kapak yazısı:

Araştırmalar ortaya koymaktadır ki; ABD ve Avrupa Birliği’nin temsil ettiği ‘Batı Sanayi İmparatorluğu’ uzun süredir yaşadığı üretimde durgunluk döneminin ardından hızlı bir çöküş aşamasına gelmişken, Doğu ile birlikte Türkiye ise hızlı bir büyüme aşamasına girmek üzeredir.

Batı ülkelerini, ekonomilerini maddî yönden durgunluğa ve çöküşe doğru sürükleyen Doğu ve Uzakdoğu’da başlayan kümelenmiş KOBİ’lere dayalı üretim artışları olduğu görülmektedir.

Kümelenerek üretim modeli, dünya sanayi târihinde olduğu kadar ülkemizin iktisâdî târihinde de önemli bir yer almaktadır. Ahî Evran tarafından Anadolu Selçuklu döneminde 1200’lerin ilk yarısında icat edilip geliştirilerek sanayi üretimine uygulanmış ve kurulan ilk ‘Ahî Sanayi Birlikleri’ dünyada ilk ‘Anadolu Sanayi Devrimini gerçekleştirmişlerdi.

Bugün Uzakdoğu’da başarıyla uygulanan kümelenmiş KOBİ’ler, üretimde iş bölümü yaparak, fabrikadan daha büyük ölçekte üretim yapmayı başarmış görünmektedir. Böylece üretim mâliyetlerini ve bağlı olarak ürün fiyatlarını önemli ölçüde düşürmüşlerdir. Batı’da fabrikalar ve düşük fiyatlarla rekabet edemeyip kapanmakta ve fabrikalarını kapatan şirketler, Uzakdoğu’nun imtiyazlı yatırım teşviklerinin de câzibesiyle üretimlerini Uzakdoğu’ya taşımaktadırlar. Böylece Batı sâdece fabrikalarını kaybetmekle kalmamış, müteşebbislerini ve şirketlerini de kaybetmekle karşı karşıya kalmıştır.

Bin yıllık birikimi ve bulunduğu konumu ile hem Batı’yı hem de Doğu’yu temsil eden Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş dönemini birçok darbeye mâruz kalarak ancak yüz yılda tamamlamış ve artık yükseliş dönemine geçmiş bulunuyor. Bu yükselişin simgesi; savunma sanayi teknolojileri ve ürünlerinde dünya liderliğine ulaşmasıdır.

Elinizdeki kitap, 2000 başlarından îtibâren Doğu’nun yeniden yükselmeye başlamasıyla değişen Dünyayı ve Türkiye’yi; ‘Kümelenerek Üretim Kurumları Teorisi ve Modeli’ ne dayalı ‘Yeni İktisat’ yaklaşımı ile anlatmaya çalışıyor.

Üç Bölüm hâlinde hazırlanan kitaptaki konu başlıkları:

İKTİSADİ DEVRİMLERİN VE ZENGİNLİĞİN KAYNAĞI KÜMELENEREK ÜRETİM KURUMLARI’NIN TARIM DEVRİMİ, KARMA TARIM DEVRİMİ VE TİCÂRET DEVRİMİ İLE İLİŞKİSİ:

Birunî’nin İnsan, İhiyaçlar, Kümelenerek Üretim, Medeniyet Teorisi ve Bu Teorinin Dayanağı Olan Karma Tarım ve Ticâret Devrimi, Şaristan ve Şehristan’ı Olan İpekyolu Şehirleri.

Birunî’nin İnsan, İhtiyaçlar, Medeniyet Teorisi’nin, Târih Felsefesi’nin Ortaya Çıkışı.

*Orta Asya da Karma Tarım ve Ticâret Devrimi İle Yaşanan İktisâdî Dönüşüm:

 Şaristan’ı Şehristan’ı Olan İpekyolu Şehirlerinin Doğuşu Gelişimi

Şâristanlı İlk Kasabalar ve Şehristanlı İlk Şehirler: Buhara ve Semerkant ve Çevresi

Buhara’nın Kuruluşu: Şâristan ve Şehristan

İktisâdî Dönüşümün Sonucu Ortaasya’da Birunî İle Medeniyet Kavramının ve Temeddün / Medeniyet Teorisi”nin Ortaya Çıkması ve Gelişmesi: Orta Asya İslâm Coğrafyasının Müslüman Türk Devletlerinin Hâkimiyetinde Doğu-Batı Dünya Medeniyetinin / Dünya Ekonomisinin Merkezine Dönüşmesi.

Birunî’nin;

İktisat ve Mübadele İle İlgili Görüşleri

Üretim-Meslekler ile İlgili Görüşleri

Dünya Medeniyetleri ve Medeniyet Merkezi İle ilgili Görüşleri

İktisat İle Ahlak-Fütüvvet İlişkisi Üzerine Görüşleri

Birunî’nin ‘Temeddün (Medeniyet) Teorisi’nin Müteakipleri Tarafından Geliştirilmesi: Birunî’nin Etkilendiği ve Etkilediği Düşünürler-İlim Adamları      

Birunî’nin Fârâbî’nin Kullandığı İki Kavramı Geliştirerek İlk Defa Temeddün / Medenîleşmek-Medeniyet Kavramını Geliştirmesi

Fârâbî’nin ‘yaradılışta çok şeye muhtaç olan insan ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığından topluluk ve yardımlaşmaya ihtiyacı vardır’, ‘kâmil topluluk’ ve ‘saadete ulaşmak’ İle İlgili Görüşü

Birunî’nin Müteâkibi Gazâli’nin Maddî ve Mânevî İhtiyaçların Karşılanmasına Dâir İktisâdî Görüşleri

Birunî’nin Müteâkibi Ahî Evran’ın ‘Medeniyet Teorisi’ne Katkıları

Birüni’nin Müteâkibi Olarak İbni Haldun’un ‘Ümran İlmi’ Kavramı: Şehir ve Medeniyet

Birunî’de Adâlet Düşüncesi.

İKTİSADİ DEVRİMLERİN VE ZENGİNLİĞİN KAYNAĞI KÜMELENEREK ÜRETİM KURUMLARTNIN SANAYİ DEVRİMİ VE MERHALELERİYLE İLİŞKİSİ:

Anadolu Sanayi Devrimi

Selçuklu Anadolu Sanayi Devrimini Başlatan Ahî Evran’ın Kümelenme Teorisi ve Modeli

Birinci Evre, Birinci Aşama: KURUMLAŞMA, Kümelenmeye Dayalı Sanayi Devriminin Doğuşu, Ahî Evran Vakfı.

Ahî Kümelenme Modeli - Sanayi Devrimi İlişkisi: Ahî Evlanın Kümelenme Modeli île Mesleklerin Zümreler Hâlinde Gruplardırılması ve Meslekî Zümreler (Birlikler) Hâlinde Sanayi Sitelerinde Teşkilâtlanmasıyla Başlayan Sanayi Devrimi.

Ahî Tasavvuf Felsefesi ve Kümelenme Modeli Teorisi: Tasavvufta İktisâdî Boyut, Yeni İktisâdî Düşünce-İktisâdî Felsefe ve İktisat İlminde Devrim   

Kümelenme Modeli Teorisi

Kümelenme Modeli Teorisinin Uygulanması.

 Kümelenme Modeli Teorisi Uygulamasının Ahî Teşkilâtı ve Ahî Evran Vakfı Tarafından Yönetilmesi-Denetlenmesi

Meslek-Zümre Birliklerinin Kurulması: Kayseri’de Kurulan İlk Meslekî Zümre (Meslek Birliği) Debbağlar Zümresi (Debbağ Meslek Birliği),

 Diğer Birliklerin Kurulması ve Yayılması

Ahî Teşkilâtının Kadınlar Kolu Ahî Bacılar Teşkilâtı Vasıtasıyla Bacıların Ev Üretim Faaliyetleri ile İlişkilendirilmesi.

 İktisat Hukuku Geliştirilip, İktisâdî-Sosyal Düzenin Sağlanması.

Ahî Kümelenme Modelinin, Ahî Tasavvuf Felsefesinin Doğuşu: Ahîlikle İlgili Gelişmeler, Ahîlik, Fütüvvet Teşkilâtı-Ahî Teşkilâtı, Ahî Evran Vakfı, Ahîlerin Kadınlar Arasındaki Teşkilâtlanması Olan Bacılar Teşkilâtı.

Fütüvvet Teşkilâtı

Ahî Teşkilâtı, Ahî Evran, Tasavvuf Felsesefî

Ahî Teşkilâtının Tasavvuf Felsefesi: Ahîlik Okulu

Ahî Tasavvuf Felsefesi İle İktisâdî Faaliyetin Birlikteliği

Ahîlerin Kadınlar Kolu Teşkilâtı: Ahî Bacılar Teşkilâtı

Ahî Teşkilâtının-Felsefesini Yaymak Üzere Kurulan Ahî Lâkaplı Vakıflar

Ahî Teşkilâtını Temsil Etmek Üzere Kurulan Ah!i Evran Vakfı

Ahî Kümelenme Modeli-İktisâdî Düşünce, İktisâdî Felsefe, Değerler Sistemi ve Yayılması: İslâm Tasavvufu Kaynaklı Fütüvvetnâmeler-Ahî Fütüvvetnâmeleri ve Tekke, Zaviye, Mektep ve Medreselerde Öğretilmesi-Yayılması 

SANAYÎ DEVRİMİNİN MERHALELERİYLE İLİŞKİSİ İKTİSÂDÎ DEVRİMLERİN VE ZENGİNLİĞİN KAYNAĞI “KÜMELENEREK ÜRETİM KURUMLARININ SELÇUKLUNUN DEVAMI OLARAK OSMANLI

İlk Defa Dericilik-Debbağlık Sektöründe Selçuklu’da Başlayan Osmanlı’da Geliştirilerek Devam Eden Sanayi Devrimi: Ahî Evran’ın Debbağların Piri Olarak Ahîlik Felsefesi ve Kümelenme Modeline Göre Kurduğu Debbağ Sanayi Birlikleri ve Bu Modelin Diğer Sektörlere Yayılması, Osmanlı’da Gelişimi: Ahî Fütüvvet Şecerenâmelerinde Ahî Evran,

Ahî Tâbiri

Ahî Evran, Ahî Evran Vakfı ve Şecerenâmeler

Debbağların Piri, Debbağların Erkânı

Ahî Evran’ın Bütün Mesleklere (Otuziki Esnafa) Ahîliği-Fütüvveti Öğretmek Üzere Önder Olması Ahî Evran’ın ‘Evran’ Lâkabını Alması

Hz. Muhammed’in (sav) Debbağlığı Önceki Peygamberlerden Devralması, Ahî Evran’a Debbağlığı İhsan Etmesi

Ahî Evran’ın Debbağların Piri Ünvanını Alması: Ahî Evran’ın Üstadının Peygamberimiz

Olduğu, Üstadın Yanında Fütüvveti ve Debbağlığı Öğrenmesi

Debbağların Ahî Babaları

Ahî Evran’ın İslâm Âlemindeki Debbağhâne ve Ocağını (Meslek Birliklerini) Kurup İhya Etmesi ve Çevreye Halifeler Gönderip Debbağhâneler Kurdurması Zâviyeler Bina Etmesi,

 Ahî Evran’ın Temsilcisi Halifelerin Beratlı Olup Debbağhânelerde Fütüvveti Öğretmemesi, Meslek Yöneticilerine Hırka, Kuşak, Tac Giydirmeleri

Selçuklu’dan Osmanlı’ya Ahî Evran Vakfı’nm Görevleri-Yetkileri: Ahî Teşkilâtını Temsil Etmek, Kurmak ve Yaymak Üzere Ahî Halifesinin/Temsilcisinin, Ahî Babanın, Ahî Şeyhlerin Atanması, Ahî Vakıflarının Kurulması, Debbağ Meslek Birliği İle İlişkisi

Selçuklu Döneminde Kurulan Ahî Evran Vakfı Vakfiyesinde Yer Alan Görevler…

Ahî Evran Zâviyesi Vakfına Ait Vakfiye Belgeleri 

Bir Numaralı Belge

İki Numaralı Belge

Üç Numaralı Belge

Osmanlı Cihan Devleti’ninKuruluşunda ve Gelişiminde Ahî Evran Vakfı’nın ve Ahî Teşkilâtı’nın Etkisi

Ahî Evran Vakfı Temsilcilerinin/Halifelerinin (Ahî Teşkilâtı Görevlilerinin) Görev ve Yetkileri

Ahî Evran Vakfı Zâviyesi Vakfına ve Şeyhine Ait Ferman ve Beratlar

Bir Numaralı Belge

İki Numaralı Belge

Üç Numaralı Belge

Dört Numaralı Belge

Meslekî Zümrenin/Birliğin Oluşturulması

 Esnafın Özerkliği

Birlik Oluşturmanın Gerekliliği

Esnaf-Sanayi Birliklerinin Unsurları

Birliğin Üretim Faaliyeti Alanı: Üretimin Yapıldığı İşkolu, Üretimin Yapıldığı Mahal, Üretimin Niteliği ve Tekniği: Merkezî İş Alanlarında Kurulan Toptan ve Perakendeci Esnaf Birlikleri ile Mahalle Esnafı ve Semt Pazarları Esnafının Farklı Nitelikteki Her Mal ve Hizmet İçin Farklı Birlikler Hâlinde Teşkilâtlanmaları

Birliğin İdârî-Coğrafî Faaliyet Alanı: Kadılık, Semt ve Semt Mahkemeleri

Esnaf-Sanayi Birliğinin Nizâmı

SONUÇ

KÜMELENME MODELLERİ, SANAYİ DEVRİMİ VE EVRELERİ YENİ NESİL KOBİ KÜMELENME MODELİ İLE SANAYİ DEVRİMİNİN 3. EVRESİNİN BAŞLAMASI DOĞUNUN YENİDEN YÜKSELİŞİ

Üç Farklı Tip Kümelenme Modelinin Sanayi Devrimi ve Evreleriyle İlişkisi

İlk Kümelenme Teorileri ve Modellerinden Yeni Nesil KOBİ Kümelenme Modeli ve

Teorisine: Sanayi Devriminin 3. Evreye Girişi

Üretimin ve Sanayinin Gelişiminde Kümelenme Modeli Uygulamaları: Meslekî/Sektörel Kümelenmeler ile Değerler Zinciri Kümelenmelerinin Keşfi

Ahî Evran’ın Kümelenmeyi Keşfinin Kaynakları

Ahî Evran’ın İlmî-TeorikYönüyle Kümelenmeyi Keşfinin Kaynakları:

 Birunî’nin Medeniyet TeorisiAhî Evran’ın Kümelenerek Kurulan Ticâret ve Üretimi Keşfi Sehristan’lı (Kapalıçarşılı) İpekyolu Şehirleri (Mezo Ölçekte Kümelenerek Kurulan Ticâret ve Üretim Merkezleri olan Şehristan Merkezli Şehir Modeli: îpekyolu Şehirleri)

 Sektörel Kümelenme İçermeyen İlk Üretim ve Satış Kümelenmeleri

Ahî Evran’ın Üretimde İlk Yatay ve Dikey Kümelenerek Üretim Modelini Geliştirmesi

Ahî Evran’ın Belirli Meslekte/Sektörde Belirlenmiş Bir Ürünü Üretmek Üzere İlk Kümelenmiş Üretim Birliklerini ve Sanayi Sitelerini Kurması:

Ahî Evran’ın Kurduğu İlk Sanayi-Üretim Birlikleri ve Faaliyette Bulunmaları İçin İnşa Edilen İlk Sanayi Siteleri

Ahî Evran’ın Kümelenerek Üretilmiş Ürünlerden Oluşan İlk Değerler Zinciri Kümelenmesini Kurması

Farklı Üç Kümelenme Modelinin Gelişimine Göre Kümelenme Tanımları, Unsurları

Zümre/Birlik Hâlinde KOBİ Kümelenmelerinin Tanımı Unsurları.

*** 

Eserin 268 – 311 sayfalarında Kaynaklar ve İndeks yer alıyor.

***

     Eserin müellifi Prof. Dr. Ahmet Kala’nın, Ahî Evran’ın ‘Letâif-i Hikmet’ isimli kitabından iktibas ettiği bir bölüm:

Bilmiş ol ki Allah insanı medenî yarattı. Bu şu anlama gelir; Allah insanoğlunu öyle yarattı ki insanlar birçok şeye muhtaç olsunlar ve ihtiyaç duysunlar.

Meselâ yiyecek, içecek, giyecek ve yatacak şeylere… Ve hiç kimse bunları tek başına karşılayamaz (üretemez). Bu ihtiyaçları karşılamak için çok büyük bir kitle çalışmalı tâ ki herkes gerekli eşyaların bir cüzünü yapsın (üretsin). Bazıları sanayi ve tarımla uğraşsın. Bazıları da sanayi ve tarım âletlerini yapsınlar (iş bölümü yapsınlar). Bu âletleri başkaları yapsın ki (işbölümü olsun ki) insanlara gerekli olan bütün âletler yapılabilsin

Demek oluyor ki çeşitli sanat kollarında çalışan insanlara ihtiyaç vardır. O halde insanlar bir meslek edinmeli bir işte birleşmeli (aynı işte çalışanlar meslekî gruplar oluşturmalı) ve çalışmalı ki insanların ihtiyaçları görülmüş olsun. İnsanların medenî yaratılmaları işte budur.

İnsanlar (çalışanlar) gruplaştığı zaman (meslekî birlikler kurduklarında) bu durum gruplar arasında düşmanlık ve çatışmalara (yıkıcı rekabete) sebep olur. Çünkü her bir grup kendi ihtiyacını talep eder. Birinin elinde olan şeye bir başkasının ihtiyacı olabilir. Ve herkes kendi talebine göre, elinde olan da, olan şeye karşılık ister. Bu talepler karşılanabilir. Bâzen de buna imkân olmaz. Bu yüzden insanlar arasında bir kanun olması gerekir ki bu kanun insanların çatışmalarını önlesin. Bu kanun şer’i olmalıdır. Bu olumsuzluklarla karşılaşmamaları için insanların bu kanuna uymaları gerekir. Böylece çatışmalar gruplar arasında ortadan kalkar. Tâ ki her biri istediğini elde edebilsin. Aralarında bir çatışma çıktığı zaman bu kanuna başvurulup çatışma ortadan kalksın.

Bu sebeple Allah’ın hikmeti öyle öngördü ki; insanlara peygamberler gönderilsin. Allah’ın buyurduklarını insanlar arasında açıklasınlar. İnsanlara ibâdet zamanlarını, alışveriş şeklini göstersinler, sevapların ecrini ve günahların cezâsını açıklasınlar. Tâ ki şer’i kanunlara uyulup dünyâda insanlar arasında birlik kurulsun, şer ve fesat ortadan kalksın.

İşte bu, peygamberlerin insanlara gönderiliş sebebidir.

Prof. Dr. Ahmet Kala’nın Ahîlik Kümelenmesinin Modeli:

İslâm tasavvufu kaynaklı fütüvvet teşkilâtının felsefesini, değerler sistemini anlatan eserere ‘fütüvvetnâme’ denilmektedir. Fütüvvet Teşkilâtı ve fütüvvetnâmeler doğrudan iktisâdî düşünce içermezler. Ahî teşkilâtının felsefesini, değerler sistemini anlatan eserler olan Ahî fütüvvetnâmeleri, fütüvvetnâmelerin felsefesini, değerler sistemini içerdiği gibi iktisâdî düşünce, iktisâdî felsefe ve değerler sistemini de oluşturan eserlerdir. Bu yönüyle önceki fütüvvetnâmelerden önemli farklılıklar içeren  Ahî Evran’ın İslâm fütüvvet tasavvufuna dayalı iktisâdî düşünce ve felsefesini benimseyerek anlatan fütüvvetnâmelere,  Ahî fütüvvetnâmeleri denilmektedir.

Ahî Evran, Sultanlar başta olmak üzere siyâsî idârî yöneticilere, iş dünyâsına, ilim âlemine, talebelere ve halka yönelik İslâm tasavvufunu anlattığı yirmiye yakın eser kaleme almıştır. Ahî fütüvvetnâmeleri, Ahî Evran’ın eserlerindeki düşüncelerini de yansıtması bakımında önemlidirler.

Ahîlik felsefesi ve Ahîlik, Ahî Evran’ın İslâm tasavvufu öğretisine bağlı Ahîler tarafından kurulan vakıfların câmi, tekke, zâviye, mektep ve medreseleri vasıtası ile kısa zamanda Anadolu’nun her yanına yayılmıştır. Müslümanlar arasından iş ve meslek sâhibi olanların mürit-üye olabildiği Ahî vakıflarının şeyh, pîr adı verilen mütevelli başkanları-yöneticileri Ahî Evran’ın geliştirdiği iş ahlâkı ve iş-hayatı felsefesini anlatıp yayıyorlardı.

Bu yönüyle Ahîlik, müteşebbis iş adamı kimliğinin oluşmasında ve müteşebbis yetiştirmekte önemli bir rol oynadı. Kır ve şehirlerdeki Ahî vakıfları, tekke ve zaviyelerinin diğer bir hizmet alanı da başta tüccarlar olmak şehir dışından gelen ‘ebna-i sebil’ dedikleri yolculara, misâfirlere ücretsiz kalacakları ve dinlenecekleri yer sağlamaktı. Bu yönüyle de Ahîler, özellikle ticâret yolları üzerinde ve şehir merkezlerinde bu hizmeti verecek birçok vakıf, tekke ve zâviye kurarak üretimin ticârete konu olarak tüccarlar eliyle bölgeler arası taşınması ve satışını kolaylaştıran önemli bir destek sağlıyorlardı.

Misâfir etme hizmeti ile aynı zamanda da başta tüccar ve gezginler olmak üzere misâfirlerine, Ahîlik felsefesini hem anlatıyor hem de uygulamalı olarak yaşatarak göstermiş oluyorlardı. Her gittiği şehirde Ahîler tarafından karşılanıp misâfir edilen İbn-i Batuta, Ahîlerin misâfiri olarak Ahîliğin felsefesini, şehrin ileri gelenleri arasında yer alan Ahî iş adamlarını, saygınlıklarını, misâfirperver tutum ve davranışlarını eserinde uzun ve ayrıntılı anlatmaktadır.

DEĞERLENDİRME:

Göktürk Kitâbeleri; Türk milletine, o günün şartları içerisinde Çin kültüründen korunmasını emrediyordu. Ahî Evran ve Ahîler de Türk kültürünü oluşturan değerleri koruyup geliştirdiği gibi, bu vazifeyi gelenek hâline getirmiştir. Bu gelenek, günümüzde de millî ve mânevî hassasiyete sâhip çoğunluk tarafından devam ettirilmektedir.

 

Türklerin, Türkistan’da, Anadolu’da, Kafkaslarda ve Balkanlarda inşa ettikleri kültür ve medeniyet, târihin en insânî, en âdil ve en üstün medeniyetlerinden biridir. Asırlar öncesindeki o medeniyeti ve idâre tarzını, babalarından dedelerinden dinleyen, şimdilerde başka medeniyet ve yönetimler altında yaşayan insanlar, hasretlerini dile getiriyorlar. İnsanlarımızın bir kısmı, Türklerin yarattığı kültür ve medeniyetin farkında olmayabilir. Onlar; medeniyetimizin, dünyâ insanlığının ortak üretimi olduğunu düşünüyor olabilirler. Gözlemci, tahlilci, araştırmacı bir tabiata sâhip olanlar, işin farkındadır ve değerlerimizin korunması ve bozulmadan yaşatılması için Göktürk Hakanı Bilge Kağan gibi çağrıda bulunmaktadır.

 

Ahîlik prensipleri, Ortaçağ’da Türk Rönesansı olarak anılıyor, takdir ediliyordu. O prensipler, günümüzde yeni Türk Rönesansı’nın temel taşlarını teşkil edecek değerlerimizdir. Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın ifâdesiyle; ‘Balık için deniz ne ise, Türk milleti için de içinde yaşadığı, yaşattığı ve geliştirdiği kültür de odur.’

 

Türk milletinin aslî husûsiyetlerindan oluşan Ahîlik anlayışını çağın şartları ile yoğurarak geliştirmek suretiyle Türk Rönesansı’nı gerçekleştirmemiz gerekiyor. İlk adım olarak Ahî Evran’ı, Fâtıma Bacı’yı ve Ahîleri tanımalıyız Eski bir Türk atasözüdür: ‘Biliyorsanız öğretiniz. Bilmiyorsanız öğreniniz!

***

Prof. Dr. Ahmet Kala’nın telif ettiği, AHÎSİAD - Ahî Sanayici İşadamları Derneği’nin yayımladığı ‘Sanayi Devriminin Üç Evresi - Yeni Dünya - Yeni İktisat - Yeni Türkiye’ isimli eser, Ahî Evran, Ahîlik ve Fütüvvetnâmeler hakkında yazılmış mufassal bir bilgi hazinesi gibidir. Bu konuda tez, konferans metni veya kitap hazırlayacak araştırmacılar için ilk başvurulacak kaynak eser değerindedir.

 

Prof. Dr. AHMET KALA:

Aslen Rize Kalkandere’li olup, Dizdaroğulları’ndandır. 1984 yılında İktisat Fakültesini bitirdi. Aynı yıl aynı fakültede İktisat Bölümü İktisat Târihi Anabilimdalında araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1989 yılında Selçuklu-Osmanlı esnaf ve sanayisinin gelişimi ve dönüşümü alanında doktorasını tamamladı. 1990 yılında Doçent, 2002 yılında Profesör oldu.

Eserin tedârik adresi:

AHÎSİAD - Ahî Sanayici İşadamları Derneği

Çınardere, Acar Sokağı Nu: 4 Doruk Plâza Kat: 4 Pendik 34896 İstanbul.

Telefon ve Belgegeçer: 0.216-379 55 77 e-posta: info@ahisiad.org.tr  www.ahisiad.org.tr